Suçlu, Ayağa Kalk

0

AK Parti’nin başkanından en yeni milletvekiline, belediye veya teşkilattaki tüm görevlilere kadar herkes, hepiniz suçlusunuz, ayağa kalkın.

Panik başladı, paçalar tutuştu ya, şimdiden salvolar başladı: 17-25 Aralık darbe girişimiymiş, Rıza Sarraf dosyası Amerika’nın kumpasıymış, belgeler sahteymiş, ABD’nin İran ambargosu Türkiye’yi bağlamazmış, Sarraf’a yalan beyan için baskı yapılmış… Dediklerinizin bir tanesi de doğru olsa bari…

Gidin yahu işinize, işiniz gücünüz milleti salak yerine koymak mı? Pardon, milleti demeyeyim, aslında kendi seçmeninizi salak oğlu salak görmek mi?

Sarraf dosyası sonunda birçok şey kabak gibi ortaya çıkacak. Tutuklama kararları, Halk Bankası’na korkunç para cezası, açılacak ek davalar ve bunun yanında Sarraf’ın dağıttığı, ceplenen rüşvet ve bağış adı altında alınan haraçlar belgelenecek. Size göre tabii ki hepsi sahte.

Çüşün nazikçesini rica edebilir miyim? Yandaşlarınız bile “çaldılar ama iş de yaptılar” derken siz hâlâ “aman efendim, bu belgeler sahte; nasıl elde edildikleri belli değil, biz masumuz” ayaklarına yatıyorsunuz. Türkiye’yi duvarın ucuna getirdiniz, yakında hep beraber toslayacağız, hâlâ mızrağa kılıf. İnsaf ki insaf. Ama galiba ondan da sizde pek yok. Acıma, acınacak hale düşersin. İnsafsız ol, yoksa insaf dilenecek hale gelirsin.

Bu rezalet ötesi duruma niye düştük, niye Türkiye’nin itibarını yerle bir ettik? Niye Türkiye’yi Batı dünyasında istenmez, kapılarında vize dilenir hale getirdik? Niye ekonominin temeline dinamit koyup bekliyoruz?

17-25 Aralık rezilliği. Yalnız tapelerden bahsetmiyorum. Adamın evinden kutular, kasalar dolusu para çıkmış; adam “bu paralar benim değil, nereden geldiğini, kimin koyduğunu bilmiyorum” diye savcılıkta ifade vermiş, sonra siz bu paraları yasal faizi ile birlikte adama geri ödemişsiniz! Bakanın oğlunun evinde kasalar neredeyse odalara sığmıyor, bakan babası “su kişiden avans aldım de” diyor, sonra ifadeler değişiyor, o paraların kaynağı bile sorulmuyor! Ayıp yahu, ayıp!

Bu tarihte bu bakanlar yargılansaydı bugün belki bu tapelerden bahsedilmez olacaktı. Ama yemedi, ucu birine dokunabilir diye bakanların hepsini Meclis’te akladınız, dokunulmazlıkları olmayanları bile yargı önüne çıkarmadınız. Hiçbirinizin sesi, gıkı çıkmadı. Hemen suçu yalnız milletvekillerine atıp sıvışmayın; belediyedekiler, teşkilattakiler, hiçbirinizden tepki gelmedi. Bunun adı suça iştirak. Toptan suçlusunuz.

Sarraf diye bir zibidi çıktı, bahşişinizi peşin ödedi, sizi parmağında oynattı, bir devlet bankasına bile suç işletti, olup biteni bal gibi bilmenize rağmen bir de adama en başarılı ihracatçılardan diye plaket bile verdiniz. Önüne yatacakları bıraktım, hayırsever ilan ettiniz. Üstüne üstlük, bu adama bir de vatandaşlık verdiniz.

Halk Bankası para aklama için örgüt kurma, özel ve resmi evrakta sahtecilik, uluslararası kurumlara bilinçli olarak yalan beyan suçlarını işlemiş, siz hâlâ “ABD kumpası” diye tutturuyorsunuz. Biriniz 17-25 Aralık rüşvetleri yoktur, Halk Bankası iddianamedeki haltların hiçbirini etmemiştir diyebiliyor musunuz? Bunlara cevap yok, ama kumpas. Mantığınızı sevsinler sizin…

Uyanıksınız ya, cezaların paldır küldür geleceğini gördünüz ya, şimdi yeni bir kanuni düzenleme yaptınız, bankaların hisse devirlerine yeni kurallar getirdiniz; hedeflediğiniz şey Halk Bankası hisselerini başka bankalara devredip bu bankayı ortadan kaldırmak veya haciz edilecek bir şeyini bırakmamak.

Yahu, bu bir kamu bankası. Yahu, bunun adı “şirket aktiflerini kaçırma”, “düşük bedelle üçüncü kişilere devir”; tek başına bizim ceza kanununda bile suç. Hiçbir hukukçunun görüşü de mi alınmadı? Bir suçu başka bir suçla düzeltebileceğinizi mi sanıyorsunuz? Tam bir şark kurnazlığı, kanun bilmez ve tanımazlığı.

Bunu da biliyorsunuz ama Meclis’te kanun teklifi geldiğinde tek gövde, onaylıyorsunuz. Türk bankaları ileride uluslararası finansal sistemden dışlanırsa bu da mı üst akıl oyunu olacak? Bunu yaparsanız bir uluslararası kuruluş veya banka bir Türk bankasına niye kredi versin, öyle ya, kendi kafanıza göre hisseleri başka bir bankaya devredip aradan sıyrılma imkanını getirmişsiniz. Böyle bir adama bakkal veresiye defteri bile açmaz, siz çakallar dünyasında uluslararası finans kuruluşlarını uyutacağınızı zannediyorsunuz!

Bunun yerine Sarraf’ı siz yargılasaydınız bunlardan kurtulmuş olmaz mıydık? Halk Bankası’nı bu pis işlere katmasaydınız ne olurdu sanki!

Politik kararlarda anlarım, yukarıdan gelen talimatlara göre oy verirsiniz, ama bunların politika ile alakası yok ki! Resmen sahtekarlık, resmen yolsuzluk, resmen rüşvet, resmen haydutluk, resmen sadece kişisel çıkarlar. Ne diye bu adamları korur, aklar, arka çıkarsınız? Böyle yapacaksanız sizin Meclis’te, teşkilatta işiniz ne? AK Parti bir mafya mı, siz de örgüt üyesi misiniz?

Hâlâ görmüyor musunuz? Türkiye gittikçe yalnızlaşıyor, kanun kural tanımaz, istenmeyen bir ülke haline geliyor. AB istemiyor, ABD istemiyor, Rusya istemiyor, NATO istemiyor, İran istemiyor, Arap dünyası istemiyor. Yakında Kuzey Kore veya eski Arnavutluk gibi dışarı ile ilişkisi olmayan, kendi içine dönük yaşayan bir ülke olacağız, siz hâlâ aman ucu birine dokunmasın kafasındasınız. Ülke elden gidiyor, sizin derdiniz “yukarıya cash“ diye kodlananı kurtarmak.

Hepiniz suçlusunuz. Tekrar edeyim, hepiniz suçlusunuz. Gelecek yılbaşında dolar 4 TL’yi geçtiğinde, enflasyon maaşları törpülediğinde, bütçe açığı rekor kırdığında, herşeye zam geldiğinde milletin eli yakanızda olacak. Yanılmışız, aldatılmışız, bilmiyormuşuz lafları yeterli olmayacak, korumasız sokağa çıkamayacaksınız.

Şimdi de ”bu dönemde iktidara destek vermeyen vatan hainidir“ lafını çıkardınız. Doğruları söyleyen ben mi vatan hainiyim, yoksa Türkiye’yi bu pis işlere bulaştıran, öğrendiğinizde kurtaracak yerde pisliklere daha da gömen sizler mi vatan hainisiniz?

Elinizi bir kez vicdanınıza koyun diyeceğim, ama biliyorum boş laf olacak. İçinizde vicdanı, imanı olan kaldı mı, hiç emin değilim.

İbrahim Çakıroğlu

yorum

Yorumlar kapalı.