Çöküşün Ayak Sesleri

0

Sayın Davutoğlu, “Seçimlerde birinci parti olmazsam istifa ederim” dedi. Ülkede devletin bütün imkânlarını kullanarak, benim valim, benim kaymakamım, benim müdürüm diyerek, kamunun imkanlarını kullanarak, demokratik olmayan baskıcı anlayışla yapılan seçimde kim birinci parti olur?

Yasama, yürütme ve yargıyı kendi uhdesine alarak, muhalefet partileri ile eşit olmayan şartlarda, yarı otoriter yönetimde, her gün yalan haber üreten ve algı yönetimi ile halkı aldatan haberler ve bedava dağıtılan gazeteler, yani muhalefetin (devletle) yaptığı seçim yarışı sonunda birinci parti kim çıkar?

Anayasamıza göre, tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı, meydanlarda mitingler yaparak, televizyon ekranlarında her gün, iktidar partisine, 400 milletvekili isteyen ve propagandalarına devam eden bir seçim yarışında kim birinci parti olur? Otoriter yönetimlerin olduğu ülkelerde yapılan seçimlerin hepsinin sonu önceden belli değil midir?

Şimdi, Sayın Davutoğlu, “Birinci parti olmazsam istifa ederim diyor da”, NEDEN; “Seçimlerde tek başına iktidar olamazsam istifa ederim” diyemiyor. Çünkü; biliyor ki, HDP barajı geçse de, geçmese de, hükümeti kuracak 276 ‘yı bulamayacak.

Ak-Parti, PKK barajı geçerse yapacağı koalisyon, ya da CHP ile yapacağı koalisyon hükümeti, 3 ile 6 ay sonra erken seçime gitse de, AKP’nin dağılmasına kurtaramayacaktır.

ÇÜNKÜ; Bir tarafta “Saltanat” diğer tarafta, çöplerin içinde yiyecek arayan “Sefalet”. Mazlumların ahı ve feryadı arşı âlâya yükselmiş, duası kabul olmuştur.. Akrabalarını ve yandaşları himaye ederek, İsraf Sarayında yaşanların, LALE DEVRİ artık son bulacaktır.

Sayın Erdoğan’ın, %52 ile Cumhurbaşkanı seçileceğini tahmin eden, SONAR Başkanı Hakan Bayrakçı’nın seçimin matematiksel bakışı ve iktidar sahiplerinin kendi yaptırdıkları ve bir türlü açıklamadıkları anket sonuçları, kendilerini kara kara düşündürmektedir.

SONER başkanı Bayrakçı’nın bakışına göre, “HDP barajı geçerse, 4 partili bir Meclis’te, Ak-Parti, %42-43 oy alsa bile tek başına 276’yı bulamayacaktır. HDP baraja yakın bir mesafede, baraj altında kalırsa, MHP’nin 2-3 puan oyu artacak, CHP aynen yerinde kalsa oyu artmasa da, Ak-parti %43-44 alsa bile, bu oy oranı ile Hükümet kurmak için 276 ‘yı bulamayacaktır.” Denilmektedir.

Bu alıntıyı niçin yaptım? AKP, hem cunta Anayasasından şikâyet ediyor hem de, Cunta Anayasa’sından kalma SEÇİM SİSTEMİNİ 13 yıldır işine geldiği gibi değiştirmeden uyguluyor.

ŞİMDİ; Sayın Bayrakçı’nın belirttiği iki durumda da, aynı seçim sistemine göre AKP, %44 oy alsa da tek başına iktidar olamayacaktır. Bu nedenle, Ak Partinin hedefi oylarını, %38- 38,5 düzeyinde tutmayı başarı sayacaktır. Evdeki pazarlık çarşıya her zaman uymaz. Onun için Sayın Erdoğan 400 milletvekili istemeden vaz geçerek 335 inmesi, 276’yı bulmaya yöneliktir.

PKK’nın 30 yılda silahla yapamadığını, AK-Parti, 12 yılda yaparak, örgütü, tarihinin en güçlü seviyesine getirmiştir. HDP (PKK) barajı geçse de, geçmese de, artık, TBMM’de değil, bölgede kurulan ÖZERK parlamentoda vekillik yapmak istiyorlar.

Bunların hepsi AKP’nin çöküşünün ayak seslerini göstermektedir.

 

Ali Saraç, 9 Nisan 2015

 

 

yorum

Yorumlar kapalı.