Oylar ve Seçim Sisteminin Sonuçlara Etkisi – 2

0

Erdoğan her tarafta «400 milletvekili verin» mesajını işliyor… Bu «olmayacak duaya amin mi», yoksa gerçekleşebilecek bir olasılık mı?

Haziran 2015 seçimlerinin en büyük bilinmezi, HDP’nin % 10 barajını geçip geçemeyeceği. Bu nedenle de seçim sonuçları için şimdiden, makul bir yanılma payı ile bir tahminde bulunmak yazı tura atmak gibi bir şey.

Türkiye 85 seçim bölgesine ayrılmış konumda. Bazı seçim bölgeleri 10’dan fazla milletvekili çıkartırken (İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa, Hatay, Gaziantep, Konya, Mersin) bazı iller 2 milletvekili ile yetinecek (Ardahan, Artvin, Bartın, Bayburt, Bilecik, Çankırı, Erzincan, Gümüşhane, Iğdır, Karabük, Karaman, Kilis, Kırşehir, Sinop, Tunceli ve Yalova).

2011 seçimlerinde AKP 327, CHP 135, MHP 53 ve HDP (bağımsızlar) 35 milletvekili çıkarmış (bugünkü konum çeşitli istifalar ve vefatlar nedeni ile biraz daha değişik). Salt “iktidar çogunluğu” 276 milletvekili, anayasa değişikliği için gerekli sayı ise 367.

Seçim sonuçlarına göre milletvekili dağılımının Türkiye’de d’Hondt sistemine göre belirlendiğini bir önceki yazimizda belirtmiştik (bkz: https://turkiye.net/siyaset/alternatif-bakis/oylar-ve-secim-sisteminin-sonuclara-etkisi/ ). 2011 seçimlerine göre her seçim bölgesinin çıkartacağı milletvekili sayisi da 2015 seçimleri için (nüfus yoğunluğuna göre) biraz değiştirildi. Örneğin artık Elazığ, İstanbul II, Ankara II, Kütahya, Manisa, Muş ve Ordu birer milletvekili daha az çıkartacakken, Ankara I 2, İstanbul III 3, Bayburt ve İstanbul I daha fazla birer milletvekili sahibi olacak.

HDP faktörünün diğer bir özelliği ise ana seçim bölgesinin Güney-Doğu olmaması. Doğru, çıkardıkları 35 bağımsızdan devşirme HDP’li milletvekillerinin hepsi Güney-Doğu’dan ama Türkiye’nin en önemli Kürt yoğun şehirlerinden bazıları İstanbul, İzmir veya Mersin gibi 10’dan fazla milletvekili çıkartan bölgeler. D’Hondt sisteminde (%10 barajını aşması şartı ile) örneğin İstanbul bölgelerinde alacağı %5’lik bir oy oranı bile HDP’nin buradan bir milletvekili çıkarmasına yeterli.

HDP’nin %10’luk barajı geçmesi, hiçbir zaman tüm illerde %10’a yakın oy alması anlamında da değil. İllerdeki oy oranlarına baktığımızda (2015 seçimleri için) zaten bunun mümkün olmadığı da görülüyor. HDP bu % 10’luk barajı geçecekse bazı Kürt yoğun illerde (ve yurtdışı oylarda) %10’nun çok üstünde oy alması lazım ki, geleneksel olarak HDP’ye çok az oy veren illeri dengeleyebilsin.

Sabanci Üniversitesinin yaptığı bir araştırma var. Tahmin edilen oy dağılımlarının gerçekleşmesi halinde, HDP’nin barajı geçip geçmemesine göre 2015 milletvekilleri dağilımı şöyle olacak :

 

Partiler Oy orani varsayimi Milletvekili Oy orani varsayimi Milletvekili
AKP % 45,2 326 % 44 274
CHP % 24 130 % 23,2 116
MHP % 18,2 94 % 18,2 90
HDP % 9 0 % 11 70

 

Bu araştırma tam «bilimsel» değil, çünkü HDP’nin aldığı oyların büyük bir çoğunlukla d’Hondt sisteminin kendileri için en avantajlı olduğu bölgelerde ağırlıklı olduğu varsayılmış. Ama yine de kimsenin «imkansız veya olamaz» diye yine bilimsel olarak itiraz edebileceği bir araştırma da değil.

Çıkan sonuç : BDP’nin %10 barajını geçmesi halinde AKP millet meclisinde salt iktidar çoğunluğunu sağlayamayabilir.

Bizim yaptığımız simülasyonda vardığımiz sonuç, AKP oylarının %42’leri geçmemesı halinde, BDP %10 barajini geçerse, AKP’nin salt iktidar çoğunluğunu elde edemeyeceği şeklinde.

Peki, ya HDP %10 barajını geçemezse? O zaman tereddüt yok, AKP 2011 seçimlerinden daha az oy alsa bile daha fazla milletvekili çıkartacak! CHP aynı miktarda oy alsa bile daha az milletvekili sahibi olacak!

Her partinin 2011 seçimlerindeki oy oranında oy aldığını varsayarsak AKP’nin, anayasayı değiştirebilecek toplam 367 milletvekili sayısına varması bile hiç küçük bir olasılık değil. Unutmayalım, AKP 2011’de 327 milletvekili çıkartmıştı, HDP’nin 35 milletvekilinin 33’ünü haznesine yazarsa 360’a variyor ; seçim bölgelerinde yapılan değişikliklerin tamamı AKP’ye yarayabilir, yani 7 milletvekili de buradan, buyurun size 367!

«Ama HDP ile AKP zaten daha sonra anlaşır» inancı da hiç az değil. Rakamlara bakalım: HDP’nin %10 barajını geçememesi halinde AKP’nin anayasayı tek başına değiştirecek 367 milletvekiline sahip olma olasılığı az değil. HDP %10 barajını geçip 70 milletvekilliği alsa bile bu konumda AKP’nin (2011’deki oy oranını korusa bile) çıkartabileceği maksimum milletvekili sayısı 285. AKP + HDP (285 + 70) 355’de kaliyor, yine 367’yi bulamıyor…

Ana sorumluluk %10 barajini geçme şansi olmayan partilere oy vermeyi düşünen yurttaşlarımızda. İşçi Partisi veya Vatan Partisi gibi güya «sol» görüşlü partilere oy vermek, bu seçimlerde AKP’ye oy vermekle hemen hemen aynı anlamda.

CHP’nin milletvekili çıkarmadığı illerde (ve yurtdışında) da konum aynı. Buralarda, bir CHP’li için CHP’ye oy vermek en kötü seçim. HDP’ye oy vererek % 10 barajının aşılmasına eli gitmeyenin hiç degilse oy vermeye gitmemesi bile daha iyi. Çünkü bu CHP’nin Türkiye geneli oy oranını arttirmaktan başka hiçbir işe yaramayacak oylar, DHP’nin %10 barajını geçmesi için gerekli oy sayısını da yukarıya çekecek. Bu şekilde kullanılacak her 10 oy için HDP’nin bir oy daha fazla alması gerekecek.

Erdoğan’dan bıkanların göz önüne almaları gereken rakamlar bunlar, analiz yukarıda. Gerisi sizlere ait… Okuyup, kendi aklınıza güvenip, içgüdü ile değil, kendi analizinizle oyunuzu vermeniz tek isteğim.

 

İbrahim Çakıroğlu

 

(Devamı bir sonraki yazıda: https://turkiye.net/siyaset/alternatif-bakis/oylar-ve-secim-sisteminin-sonuclara-etkisi-3-yurtdisi-secmenleri/ )

 

 

yorum

Yorumlar kapalı.