Charlie-Hebdo: Özgürlük ve Mizah Uğruna Ölmek

0

İlk kez 2005 yılında Danimarka’da yayınlanan Muhammed karikatürleri yüzünden Müslüman fanatikler sokaklara dökülmüş, kanlı olaylar sergilenmişti. Bu olay benzeri karikatürlerin dünyanın her yanında yayınlanmasını engelleyemedi. Eylül 2012de Fransız Charlie-Hebdo dergisinin Muhammed ve İslam’ı hicveden karikatürleri kapış kapış kapışıldı. Dergi yok sattı. Tam ortalık yatışıyor derken bu kere 7.1.2015te Charlie-Hebdo’nun ofisi İslamcı teröristlerce basıldı ve derginin bütün yazar çizer beyin takımı öldürüldü.

Buradan iki önemli sonuç çok net olarak ortaya çıkmış oluyor: Birincisi, özgür düşünceli insanları, bilim adamlarını, sanatçıları, araştırmacıları ve düşünürleri zorla, ölüm tehdidiyle, terörle, yıldırma ve susturma olanağı yoktur. Onlar Galile gibi, Bruno, Bacon, Turan Dursun, Bahriye Üçok, Hrant Dink vs gibi ölümü göze almış insanlardır.

İkincisi, dünya kamuoyunda Müslümanlığın ne kadar hoşgörüsüz, şiddet içeren bir yapıya sahip olduğu, özgürlük, insanlık ve uygarlık için büyük bir tehdit oluşturduğu bir kere daha onaylanmış ve perçinleşmiş oldu. Müslüman karşıtlığı başta Almanya olmak üzere Avrupa’da hızla tırmanışa geçti. Oysa, medya ve internet Musa, İsa, Papa, papazlar ve hahamların fıkra ve karikatürleriyle doludur, ama bu yüzden hiç kimse öldürülmez, hiç kimseden ses seda çıkmaz.

Charlie-Hebdo2

Isa Karikatürü

 
İmdi, kimse kusura bakmasın ama, öncelikle Müslümanların şu hususu çok iyi anlamaları lazım: 53 yaşındayken 6 yaşındaki küçük bir kızla nişanlanıp 9 yaşına gelince o çocukla gerdeğe giren bir adamı peygamber olarak kabul eden; şarabı yasakladığı halde her mümine içinde şarap ırmakları akan cennetler, ceylan gözlü huriler ile inci gibi gılmanlar vaat eden; kadınların dövülmesine cevaz veren; hırsızların el ve ayaklarının kesilmesini emreden; kölelik, cariyelik ve harem düzeninin sürmesine ses çıkarmayan; müminleri Allah uğruna savaşarak kafirlerin kellelerini uçurmaya teşvik eden; Hristiyan ve Yahudilerle dost olmayın diyen bir kitap, bir din, inanç, iman ve şeriat anlayışının yadsınmasını, dışlanmasını, eleştirilmesini, hicvedilmesini engellemek hiçbir şekilde mümkün değildir. Böyle bir din anlayışını benimseyenlere ne gözle bakıldığı bir yana, bunlara inanan bir insanın Avrupa zihniyetinde ve toplumunda yadsınması, dışlanması ve ötekileştirilmesinin önlemesi ve hoş görülmesi de olanaksızdır. Düşünülemez bile.

 

charlie papa1
Papa Karikatürü

 

Bugün İslam coğrafyasında ve özellikle ülkemizde bir çok insan dıştan Müslüman görünse de, bu dinden uzaklaşmış durumda. Ve bu her geçen gün daha da çok artıyor. Her yere adım başı camikondu da yapsanız, minarelerdeki hoparlörlerin sesini sonuna kadar açsanız da Cuma dışında camiler bomboş. Dinden kaçışın nedeni ve sorumlusu kuşkusuz İslam karşıtı karikatürler, filmler, Batı ülkeleri, Yahudiler, Masonik, Siyonist kumpaslar gibi fantastik bahaneler değildir ve olamaz. Esas sorunsal Müslümanlığın özü, yapısı ve şeriatın özgürlük, evrensel ahlak ve etikle bağdaşmayan feodal-aşiret uygulamaları, tapınma anlayışı ve hükümleridir.

Dinen sakıncalı görülen filmlerin, yapıtların, karikatürlerin yasaklanması, internet sitelerine erişimin engellenmesi çözüm değildir. Çünkü insanlar çok daha büyük bir merakla bir yolunu bulup mutlaka o sakıncalı yapıtlara ulaşacak, okuyacak veya izleyeceklerdir. Müslümanların nefret, kin ve şiddeti bırakıp ivedilikle hoşgörüyü, sevecenliği, sabrı ve dolduruşa gelmemeyi öğrenmeleri gerekiyor. Aksi takdirde, her tür dinsel saldırganlık, tehdit ve şiddet, bu dine karikatürlerin vereceği zannedilen zarardan çok daha fazlasını verecek, İslam karşıtlığı ve İslamofobi daha da artacak, Müslümanlar dünyanın her yerinde dışlanacaklardır.

charlie papa
Papa Karikatürü

 

Benim Müslümanlara naçizane önerim şu: Tanrısal kurtuluşa sadece Müslümanlar olanlar mı kavuşacak? Kuşkusuz hayır: Kötü Müslümanlar cezalandırılacak, ama Müslüman olmayan iyi insanlar da Tanrı’nın gözünde aklanacak değil mi? O halde vazgeçin kardeşim, terk edin ve çıkın. Başka bir din, başla bir yol, başka bir inanç seçin. Özgürlüğe koşun. Herşeyden önce insan olun, yüreğinizden kin ve nefreti atın.

İslam’a ve bu dinin peygamberine karşı en küçük bir eleştiriye tahammül edemeyen, öfkeye kapılıp hemen dolduruşa gelen, mizah bile olsa bunu fitnecilik, nifak sokmak, İslam düşmanlığı olarak yorumlayan, şiddet ve zor kullanarak bunu önlemeye kalkışan saldırgan ve ölümcül bir davranış biçimi tüm İslam dünyasına egemen. Üstelik Müslümanlara göre bu saldırganlık dinsel açıdan kabul gören bir tepki verme biçimi. İşin en acı ve düşündürücü yanı da bu zaten

Yani aslında işin en korkunç ve trajik boyutu -sözleriyle, ağızlarıyla, yazılarıyla kınasalar bile- büyük bir çoğunluğun hatta aydın Müslümanların bile bu tür dinsel cinayet ve saldırganlığa içten içe kendi yüreklerinde “onlar da alay etmeselerdi” diyerek onay verir konumda olmaları.

Geçenlerde yayımlanan “Türkiye’yi Anlama Klavuzu”na göre ülkemizde halkın yarısı kitap okumuyor, % 80-90’ı konsere, tiyatroya gitmemiş, % 70’i internete girmiyor, bu okumayan, dinlemeyen, izlemeyen halkın % 60’ı medyaya sansürü savunuyor, % 85’inin en sevdiği şey TV’de dizi ve yarışma seyretmek, % 95’i yurtdışına çıkmamış, yarısı yurtiçinde bile tatil yapmamış, varsa yok camiye git günde beş vakit yat kalk… Bu hayat mı?

 

Charlie Hebdo

İslam, Arap ve Muhammed

 

charlie_hebdo_shoah_hebdo1-agchbtbki00g00gk88s80skw-brydu4hw7fso0k00sowcc8ko4-th_

Yahudi

 

12.1.2015 günü TV programında Charlie Hebdo’nun Avukatı Richard Malka bakın ne dedi:

“Charlie Hebdo’nun bu hafta çıkacak yeni sayısında Muhammed karikatürleri yine olacak. Vazgeçmeyeceğiz, zira aksi takdirde tüm bu yapılanların hiç bir anlamı olmayacak. Dine küfretmek Charlie Ruhu’nun hakkıdır. Ben Charlie’yim söylemi, benim dinimi eleştirmeye hakkın var, bu umurumda bile değil, anlamına gelir. Kuşkusuz, hiç kimsenin bir Yahudi’yi Yahudi olması yüzünden, bir Müslüman’ı Müslüman olması yüzünden, bir Hristiyan’ı Hristiyan olması yüzünden eleştirmeye hakkı yoktur. Ancak, Hristiyanlık, Yahudilik ve İslam hakkında istediğiniz en ağır sözleri söyleyebilirsiniz ve söylemeliyiz, çünkü tüm güzel sözlerin ötesinde bir Charlie Hebdo gerçeği vardır.”

Erol İrdelmen

 

 

yorum

Yorumlar kapalı.