Türkiye Müslüman Bir Ülke Değildir

0

 

Şimdi bakalım kaç kişi yazıyı okumadan, sadece başlığına bakarak yorum yapacak?

Ben profesyonel bir yazar değilim.

Hatta ilk defa bu kadar kalabalık bir topluma hitab ediyorum.

Ben, kendi halimde ticaret yapan bir esnafım.

Biraz mürekkep yalamışlığım vardır, boş vaktimde sağda solda bloglarda yorumlar yazarım.

Burada da birkaç yorum yazdım.

En son bu yazının özünü oluşturan bir yazı yazmıştım, galiba ilgi gördü de, bana “şunu kaleme alsana” dediler, yayınlamak istemişler..

Sağolsunlar.

Evet, nerede kalmıştık?

Başta da söyledim:

– Türkiye Müslüman bir ülke değildir!

Çünkü,

– Türkiye, halkının çoğunluğu Müslüman olan bir ülkedir.

Arada fark var….

Türkiye, halen anayasasındaki ilk 3 maddeden biri olan Laik bir devlettir. Bu demektir ki, devletin dini yoktur, halkın (vatandaşların) da dini ne olursa olsun, devlet onlara eşit uzaklıkta durmak mecburiyetindedir, eşit muamele yapmak zorundadır, eşit fırsatlar vermek zorundadır.

Yani vatandaş ister Yahudi, ister Ermeni, ister Müslüman, ister Katolik, ister Ateist, isterse Şamanist veya herhangi başka bir dine inansın, hiç problem olmadan bu insanların kanun gözünde eşitliğini ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.

Onların ibadetlerini serbest olarak yapmaları için ortam hazırlamakla yükümlüdür.

Bir “Diyanet İşleri Başkanlığı” varsa, o “Müslüman İşleri Başkanlığı” değil, her türlü dine, mezhebe Sünni, Alevi, Rum, ne olursa olsun eşit davranan ve onların isteklerini eşit derecede sağlayan bir başkanlık olmalıdır.

“Din dersi okutulacak” dendiği zaman bunu mecburi yapamaz; ve din dendiği zaman da sadece bu Müslümanlığı değil, her türlü dini ve Ateistliği de içermelidir.

Devlet bütün bu vatandaşlara dini ne olursa olsun saygı göstermek zorundadır.

Yalnız devlet değil, vatandaşlar da değişik dinden, mezhepten olanlara saygı göstermek zorundadır.

Kimse kimseye “Yahudi, Ermeni” diye hakaret edemez. Bu ırkçılığa girer, dünyanin her yerinde ırkçılık suçtur.

Peki şimdi kavga nereden çıkıyor?

Devleti yönetenler kendi şahsi dinlerini (ki burada Sünni Müslümanlık) kullanıp bunu herkesin üzerinde baskı malzemesi olarak kullanırsa, işte o zaman çıngar çıkar.

Bilmem anlatabildim mi?

Atatürk’ün de Türkiye’ye sağladığı reformların en büyüklerinden biri budur. Buna dinsizlik değil, din ve inanç özgürlüğü denir.
Ne ben senin türbanına karışabilirim, ne de sen benim orucuma veya (mesela Hıristiyansam) haçıma.

Tamam mı?

Bu şekilde beraber yaşayabilir miyiz?
Yoksa birbirimizi kesmemiz mı lazım?

Ne dersin?

 

Mehmet Ali Yılmaz,  29 Eylül 2014

yorum

Yorumlar kapalı.