Asabi Tatil Yazısı

0

Konumuz komşu Yunanistan. Evet biz de bir kısım tatil Türkleri gibi fırsatını bulduk, bir Yunan adasına gittik. Gitmez olaydık. Sakın gitmeyin, hiç bilmeyin görmeyin daha iyi.

Yunanistan’a gidelim dedik. Görgüsüzlükten uzak, sade ve hesaplı bir tatil geçirmenin keyfiyle coşacağımıza daha beter sinir hastası  olduk. Memleketimizin tatil anlayışından, sahil yöresi uygulamalarından, eğlence ve yeme içme dayatmalarından biraz daha soğuduk. Kaçınılmaz olarak karşılaştırıyor insan, elde değil.

Yoğurt: Yoğurt mu? Evet yoğurt. “Yunanistan’da yoğurt çok iyi” dedi bir arkadaş. “Yahu siz de amma Yunan hayranısınız, yoğurt bizden sorulur” dedik. Gittik gördük. Evet yoğurt bin kere daha güzel. Hatta bizim burada yediğimiz yoğurtsa oradaki ne? O yoğurtsa bu ne? Memleket sağolsun herşeyin normali bizde lüks olarak sunulduğu için kaşık bandırınca sulanıp dağılan beyaz şeye biz burada yoğurt diyoruz. Diğerine, yani süzme yoğurta daha değerli daha kıymetli muamelesi yapıyoruz. Yunanistan’da süzme yoğurt yok çünkü zaten bütün yoğurtlar öyle.

Sahil: Bu konuyu açınca daha da beter sinir basıyor. Sahiller bozulmamış, kalabalık değil, pis değil, çirkin yapılarla dolmamış, denizin içi balık dolu, soyları tükenmemiş, trollenmemiş. Deniz üzeri iskelelerle işgal edilmemiş, yanyana elli bin tane aynı restorandan yok. Koylar görgsüz yatıyla dolu değil. Dertliyim çok.

Servis: Şöyle bir efsane var ya; “Türkiye’de servis sektörü çok iyi”. Katılmıyorum. Servis sektörü müşteriyi rahat ettirmektir. Bizdeki daha ziyade agresif, dayatmacı servis. Habire başında biri duruyor elini suya atmadan su koyuyor, lokmanı yutmadan tabağı alıp yenisini getiriyorsa servis iyi oluyor bizde. Geçen bir lokantaya gittik daha oturmak için sandalyeyi çekiyorum garson “Roka domates yaptırayım mı abime” diye kasıyor. Önce bir otursaydım… Yunanistan’da böyle bir şey yok. Seni kendi başına rahat bırakıyorlar. Hiçbir şeyini de eksik etmeden. “Abime…”siz hizmet mümkün.
En önemli fark da işletmelerin aile işletmesi olması. En lüksünden en basitine hepsinde işi yapanlar oranın sahipleri. Koca mekanı iki kişi çekip çeviriyor. Bizde bu tip yerlerde çalışanlar hep fazla sayıda, ucuz ve vasıfsız iş gücü.

Temizlik: Yunanistan’da bir hafta tatil yaptık. Dönüşte bizim Ege sahiline geldik. Hijyen farkı dağlar gibi. Neden? Neyse sinirlenmeyelim.

Fiyatlar: Fiyatlar yarı yarıya ya da üçte bir oranında ucuz Türkiye’ye göre. Her şey daha iyi, daha temiz, daha leziz, daha doğal ve daha ucuz. Öyle yerler mekanlar var ki Türkiye’de olsalar anında mahvederiz. Hemen dev gibi bir tesis, yapılır, menüde çeşitler şişirilir, tavuk et, kebap, serpme kahvaltı, pizza, pide, balık hepsi bir arada verilmeye çalışılır ve her şeyin aynı sevimsizlikte olması sağlanır. Plastik sandalyeler, üzeri kapalı sahil alanı, dev ekran televizyon ve kapıya da vale konur. Ortalıkta bir sürü mavi ya da pembe gömlekli puro içen adam belirir. Bununla da yetinilmez bu güzel yer neresiyse onun yanına 10 tane daha aynı restorandan açılır. Sonra hepsi birlikte batarlar ve orası artık kimsenin gitmediği bir yer olur.
Yunanistan’da her sene gittiğimiz yerdeki limanda bulunan balıkçı sandallarının yeri bile aynı. Her şey bıraktığın gibi hatırladığın gibi. E alışmamışız tabii garipsiyor insan…

Balık: Bol, çeşitli, ucuz, ustaca pişirilmiş. Hiç şikayet etmeden sabah akşam ye iç. Ama bizim Marmara, Boğaz, Karadeniz balıklarının lezzetini aramayın boşuna.

Mekanlar: Mekan çok geniş bir kavram ama siz bunu kafe, bar, restoran diye daraltın. Her biri birbirinden farklı. Hiçbiri birbirine benzemiyor. Hiçbirinde plastik sandalye yok. Hepsinin tabağı çanağı, boyası, düzeni, servisi, mezesi farklı, kendine has. Bizdeki gibi her şey bir örnek değil. Bir etrafınıza bakın, unuttuk böyle şeyleri. Her yer birbirinin aynısı.

İnsan sevdiğine yüklenir ona karşı daha acımasız olur. Burnumuzun dibinde Yunan adaları. Aynı coğrafya… Biz nasıl değerlendirdik, onlar nasıl değerlendiriyor onu görüyor insan ve üzülüyor. Dünyalar güzeli memleketimizin kıymetini bilmiyoruz. Bir de “ne kadar da aynıyız, orası da aynı burası” söylemi var ki hiç inanmayın. Türkiye’yle Yunanistan’ın hiçbir benzerliği yok. En iyisi boşverin hiç gidip görmeye falan kalkmayın. Evde rahat rahat oturup dünya lideriyiz Ortadoğu bizden sorulur falan diye gururlanmaya devam. Böylesi en pratiği gerçekten.

Mehmet Tez
27 Ağustos 2014

(Hafifmuzik.org)


 

yorum

Yorumlar kapalı.