Tankçılara Çapraz Ateş

0

Bizim ordu, güya PYD’nin Suriye’de yerleşmemesi amacıyla Suriye’ye sokuldu, bizim sınır ile Cerablus arasındaki 50 km’lik bölümü ancak 6 ayda kontrol altına alabildi.

İşin politik kısmına dokunmadan askeri yönünü inceleyelim. Ordumuz buraya girerken en önemli unsuru tanklarımızdı, onlarcası cepheye sürüldü ve… ilk iki ay içinde 10 (on) adet tankımızı kaybettik. Dokuz adet 1/2’nci Zırhlı Tugay’a ait Leopard 2A4 tipi, bir adet de 1/16’ncı Mekanize Tugaya ait M60T tipi tank. Hepsi de Al Bab’da, sekizi Hastane bölgesi, ikisi Batı bölgesinde.

Tankların teknik zayıflıkları? Askerlerimizin beceriksizliği? Hiç değil. Eski model M60T’yi saymazsak kaybedilen tankların tamamı alman teknolojisi Leopard 2A4, karşılarında ise zırhlı araç bile yok, en babası üstüne ağır makineli monte edilmiş Toyota tipi kamyonetler. Teknoloji olarak fazlasıyla yeterli. Askerlerimiz içinde orada düştükleri tuzaklarda gerçekten efsane yazan, mucize yaratan, roket yemiş tankın ikinci ölümcül darbeyi almaması için kendi tankını kalkan olarak kullanmaya tereddüt bile etmemiş isimsiz kahramanlar var.

Kader, fıtrat? O da değil, orduyu harap etme çabalarının sonucu. Yıllar boyu orduya Feto’cular dolduruldu, gerçek vatansever, işinin ehli subaylar Balyoz veya Ergenekon gibi davalarla görevlerinden uzaklaştırıldı; orduda bu Feto’culardan hâlâ yığınlarca var, onların derdi ise ilk baştan kendilerini kurtarmak.

Bizim ordu Suriye’ye sanki konvansiyonel bir ordu ile savaşacakmış gibi sokuldu. Karşı taraftaki güçlerin kim olduğu, taktikleri incelenmedi. DAEŞ klasik bir ordu değil, bir çakal sürüsü ama aptal sürüsü değil. Böyle bir terorist grubun çatışma taktiklerini belirlemek için aslında trigonometri bilmeye veya yüksek harp akademilerinden mezun olmaya gerek yok. Adam tanksavar ile gelecek, gelemezse havan topuna yüklenecek, vur-kaç yapıp gidecek.

Bizim kaybettiğimiz tankların hemen hemen hepsi statik olarak, yani bir tarafa yerleştirildikten sonra hareketsiz ve ek savunmasız beklerken darbe almış. Yani bizim komutanlar bu çocuklara “gidip şurada mevzi alın, oradan da fazla kımıldamayın” emrini vermiş. Başka bir deyimle, panayırdaki hedefler gibi ortalıkta bırakılmış. DAEŞ de gelmiş, tanksavar ve havan topları ile kabak gibi ortada olan tankları avlamış.

Bu yeni bir şey değil, PKK ile olan çatışmalarda da yıllar boyunca asker araziye çıkartılmaz, bir dağ karakoluna konulur, PKK’nın elini kolunu sallayarak yüzlerce kişi ile gelip karakolu ateş altına alması beklenirdi.

Nasıl olsa şehitlerimiz gariban ailelerden, bu tip ailelerden de çok var. Zaten biri söylemişti, askerlik yan gelip yatma yeri değil.

Olup bitenlerden ders aldık mı, gelecekte daha iyisini yapabilecek miyiz? Durum onu göstermiyor.

Suriye ve Irak sorunları en iyi şartlarda 10-15 yıl sonra çözümlenecek, bu zamana kadar da bizim ordunun gücünden bir şey kaybetmemesi lazım. Bu iki ülkenin getirdiği problemlerle başa çıkabilmek için, diğer silahlar ne kadar gelişmiş olursa olsun, etkin ve caydırıcı unsurların en önemlilerinden biri yine tanklar.

Türkiye haklı olarak kendi ulusal tankını üretmeye karar vermiş, bunun için de Altay tankının prototipleri üretip seri imalata geçebilecek hale gelmişti. Objektif kriterlerle bakıldığında Altay tankı Leopard 2A4’lerden gerçekten daha iyi. Motor gücü daha yüksek, hareket halinde hedefe ateş edebiliyor, teknolojisi çok daha yeni, zırh sistemi daha iyi.

Ama burada başka oyunlara girildi. Altay tankını Otokar üretecekti, bu alanda on yıl boyunca 900 milyon dolar Ar-Ge çalışması yapıldı, prototipler yüzlerce testten başarı ile geçti.

Katar BMC’ye ortak oldu ya, bu ulusal tank şimdi tekrar ihaleye çıkartılacakmış! Bir taraftan acil olarak modern tank lazım, diğer taraftan üretime hazır, testleri başarı ile tamamlamış Altay tankı var, ama ordunun gereksinimini düşünen kim, bu üretim Katar’a ve yandaşlara peşkeş çekilecek, dolayısı ile yeni ihale!

Aslında ihaleye de gerek yok, nasıl olsa kimin kazanacağı belli. AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu üyesi Ethem Sancak’ın ana ortağı olduğu, Katar katılımlı BMC!

Ya bu firma Ar-Ge çalışmalarına yeniden başlayacak, bu tank on yıl daha üretilemeyecek; ya da tank diye konserve kutusundan hallicesini satacaklar… Ve ne olursa olsun, bizde para bol ya, şimdiye kadar yapılan 900 milyon dolar harcama, o kadar mühendisin alın teri, birikimi çöpe gidecek…

Olan yine bizim tankçılara olacak tabii…

Orduyu Feto’culara, milli savunmanın idaresini yandaşlara bırakmanın bedelini yine vatanı, milleti için hayatını vermeye hazır mehmetçik ödeyecek. Birileri para kazansın diye diğerlerinin hayatları satılacak.

Bunların içi bu kadarını nasıl kaldırıyor, anlamak kolay değil doğrusu. Allah bunlari da yaratmış, bari sonra başı boş bırakmayıp sahip çıksaymış.

İbrahim Çakıroğlu

yorum

Yorumlar kapalı.