Yeni Kapitülasyonlar

0

Cumhurbaşkanı Gül, 19 Eylül 2013 Perşembe günü saat 17: 00 de İslam Kalkınma Bankasının Türkiye Ofisinin açılışını yaptı. Banka 1974 yılında kuruldu, merkezi Suudi Arabistan’ın Cidde şehrindedir. İKB’nin 56 üyesi bulunmasına rağmen sermayenin çoğunluğu Suudi Hanedanındır. Yani patron Suudilerdir.

Cumhurbaşkanı Gül, 1983-1991 yılları arasında bu bankada “ekonomi uzmanı” olarak çalıştı. Tıpkı Maliye Bakanı, İngiltere vatandaşı ve 2001 krizinin tetikleyicisi Mr. Shimshek’in, Merrill Lynch adlı uluslararası finans kuruluşunda çalıştığı gibi. Yani Maliye Bakanının patronu İngilizler, Cumhurbaşkanı Gül’ün de patronu Suudiler idi.

Gül’ün, TC Cumhurbaşkanı olduğunu unutup, nefes nefese kalıncaya kadar koşarak Suudi Kral’ın otel odasına gittiğini hatırlarsınız, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.

gul-suudi-rte

Bankanın Türkiye Ofisinin kurulması 18 Haziran 2013 tarih ve 2013/4907 sayılı Resmi Gazetede yayınlandı. Bakanlar Kurulu Kararını ve TC Devleti ve Banka arasında imzalanmış antlaşmayı okuduğunuzda, Türkiye’nin kendi Merkez Bankasına vermediği “yetki ve koruma zırhını” Suudilerin Bankasına verdiğini gördük.

Sanki yeni Merkez Bankamız, Suudilerin İslam Kalkınma Bankası olmuştu!

Suudilere tanınan ayrıcalıklar;

Madde 5-1: TC’ nin idarî-adlî-askerî veya polisinden herhangi bir görevlisi veya temsilcisi veya TC dâhilinde Kamu otoritesi gücü kullanan başka bir kişi, Banka Grubunun veya Ofis Başkanının izni olmadan ofis mahalline giremezler.

Madde 5-2: Bankanın tüm arşivleri ve genel anlamda tüm dokümanlar ve bankanın elinde bulunan tüm veriler her zaman ve her yerde dokunulmaz olacaktır.

Madde 7-1: Resmi faaliyetleri kapsamında Banka Grubu ve ülke ofisi, taşınır-taşınmaz mülkü, faiz veya sermaye kazancı veya döviz kazancı gibi her türlü geliri dâhil varlıkları, bunun yanı sıra mal ve hizmet alımları dâhil, faaliyetleri ve işlemleri KDV, ÖTV, tevkifat ve damga vergisi dâhil, fakat bunlarla sınırlı olmamak üzere, ŞİMDİ ve GELECEKTE doğrudan ve dolaylı vergi ve harçtan muaf olacaktır.

Madde 11-1: Banka Grubu ve ülke ofisi ile kurulacak tüm iletişim, gönderme vasıtasına ve şekline bakılmaksızın, sansürden veya başka türlü dinlemeden ve müdahaleden masundur.

Madde 11-3: Banka Grubu ve ülke ofisi TC’ de, noktadan-noktaya telekomünikasyon tesisleri kurma ve işletme hakkına sahip olacak, bunlara telsiz alıcı ve verici istasyonu veya istasyonları, uydu alıcı-verici istasyonları kurabilecektir.

Bağımsız ve Egemenlik hakkını kullanabilen hiçbir devlet bir yabancı banka ile böyle bir antlaşma imzalayamaz. TC Devleti olarak, kendi Merkez Bankasını polisle basıp, çok sayıda çalışanını “Casusluk” iddiasıyla (Hiçbir gerekçe göstermeden) işten el çektireceksin, fakat kendin Suudilere “Dokunulmazlık” verip onların bankasına giremeyeceksin! Böyle rezillik görülmemiştir.

kapitulasyonlar

Bu anlaşma ile TC Devleti “Vergi Alma Hakkından” kendisi vazgeçmektedir. Kendi Kamu Bankalarından vergi alan devlet, sıra Suudilere gelince, “Vergi-harç istemez patron, bunlar sana bedava”, demektedir. Üstelik kendisinden sonraki iktidarları da bağlayacak şekilde, gelecekte de vergi alınmayacağı imza altına almıştır. İnanın böyle rezillik görülmemiştir.

Türk Milletinin “Hükümranlık Hakkını” ve vergilerini başkalarına peşkeş çekmek kimsenin haddi değildir. Bu hak Türk Milletinindir. Gül ve Erdoğan, bu yaptıkları için mutlaka Yüce Divan’da yargılanacaklardır.

Gül ve Erdoğan Suudilere bir kıyak yapmak istiyorlarsa, kendi servetleri-birikimleri ile yapabilirler. Türk Milletinin olana el uzatanların ve Türk Milletinin hakkını Suudilere peşkeş çeken antlaşmayı imzalayanların şunu bilmeleri şarttır: İlk fırsatta bu antlaşma yırtılıp atılacak ve o kirli eller Türk Yargısı tarafından kırılacaktır.

Rifat Serdaroğlu

 

 

yorum

Yorumlar kapalı.