Sizler de yanacaksınız

0

On binlerce insanımızın ölümüne sebep oldunuz.
Kundaktaki bebeleri, bastonlu dedeleri Türk-Kürt ayırt etmeden kurşuna dizdiniz. Fidan gibi vatan evlatlarının, hayatlarının baharında toprağa düşmelerine sebep oldunuz.

Birlikten yana olan Kürt kökenli canlarımızı öldürdünüz, “faili meçhul” deyip suçu devletin üzerine attınız.
Hiçbir günahı olmayan Kürt kökenli korucuların, kızlarını kaçırıp tecavüz ettiniz. Sonra da kendi kadın militanlarınıza bu zavallı kızları öldürttünüz.

Kandırıp dağa çıkardığınız cahil çocukları, bile-bile ölüme gönderdiniz.
Ermenicisi-Kürtçüsü-Suriyelisi-Iraklısı-İranlısı tüm eşkıyaları uyuşturucu parasıyla besleyip, Türk Milletinin üzerine saldırttınız.
Kürt köylerini silah zoruyla boşaltıp, yıktınız. Sonra da TC Devleti yaptı, dediniz.
Binlerce yıldır beraber yaşadığınız, beraber ağlayıp beraber güldüğünüz insanlarınızı, sonunu hiç düşünmeden, bizi bölmek isteyen yabancı istihbarat kuruluşlarına üç kuruş için sattınız.

Tüm bunları niçin yaptınız?
Sözüm ona bağımsızlığını kazanıp, zaten hepimizin olan toprakları kendinize vatan yapıp, Büyük Kürdistan’ı kurmak için değil mi?
Bu yazılanların gerçek olduğunu sizlerde biliyorsunuz ama bir kez daha soralım;
Be şerefsizler, be namussuzlar, be hainler, insan olan, aklı biraz olsun çalışan bir Allahın kulu, hiç kendi vatanının ormanlarını yakar mı?

Sizler, PKK denen Narko-Terör örgütü ve Kürtçü Bölücüler, ormanlarımızı sizler yakıyorsunuz. Hem de kolay-kolay söndürülememesi için bir ormanı dört-beş yerden aynı anda yakıyorsunuz. Kaçakçılık yapmak için orman yakıyorsunuz.
Sabotaj olmasa, bir orman aynı anda birkaç yerden nasıl yanmaya başlar?
Nasıl olur da, biri bitmeden diğer yangınlar başlar?
O ağaçlara, kuşlara, böceklere, hayvanlara nasıl kıyıyorsunuz be alçaklar?
Bu yaktığınız ormanlar sizlerin değil mi? Bunların nimetlerinden atalarımız- babalarımız- dedelerimiz birlikte yararlanmadılar mı?
Çocuklarımız-torunlarımız-gelecek nesillerimiz niçin bu güzellikleri beraberce paylaşmasınlar?
Sizler ormanlarımızı yakmakla, kendi neslinizin de geleceğini yaktığınızın farkında değil misiniz?
Allah ve kul huzurunda inanarak söylüyorum ki;
Yaktığınız bu ateşte, sizler de yanacaksınız.
 
Rifat Serdaroğlu
Sadece kibriti çakanlar değil, o kibriti sizin elinize verenler de, sizlerle birkaç oy ve siyasi rant adına anlaşma yapanlar da, sizleri kendi bölgesinde koruyup-besleyip üzerimize gönderen onur konuklarınız da, sizlerle masaya oturup sizleri tepemize çıkaran hainler de, size kucak açan cemaati de- tarikatı da hepiniz ama hepiniz yanacaksınız…

Türkiye Cumhuriyeti Başbakan’ı Erdoğan;
Kendi milletinden nefret eden birini dünyanın hangi ülkesinde Başbakan yaparlar, söyler misiniz?
Biraz aklınızı başınıza toplayıp, sakin-sakin dediklerimi düşünür müsünüz?

Ülkeyi getirdiğiniz şu duruma bir bakın;
Sizin terfi ettirip Genelkurmay Başkanı yaptığınız, iki yıl devletin en gizli sırlarını paylaştığınız Paşa, emekli olduktan sonra “terör örgütü kurmak ve yönetmek” suçlamasıyla ömür boyu hapse mahkûm edildi!
Eğer İlker Paşa örgüt kurduysa, statü gereği bu örgütü beraberce yönettiğiniz anlaşılmaz mı? Öyle ya, her dakika Başbakan-Genelkurmay Başkanı olarak beraberdiniz. Üstelik her hafta “resmi” olarak görüşüyordunuz ve bu görüşmeler kayda alınıyordu!
Şimdi sizin, “Kim İlker Paşa’ya terör örgütü kurdu derse, o şerefsizdir” sözünüzü nereye koyacağız?
Sırtınızdaki El-Kaide, El-Nusra, El-Şafak, PKK, İran ve Suriye Kürtleri, Özgür Suriye Ordusudenen gruplarla ve bunların akıttıkları kanlarla Türkiye’nin yönünü nereye döndürdüğünü görmüyor musunuz?

Medeni dünyada, sizin lehinize bir tane olsun yazı yazan, olumlu düşünen yazar-siyasetçi-devlet adamı kaldı mı?
“Gideceğimiz yer iki metrekare çukur” diyorsunuz. Sizi içine alacak çukurun Türk Vatanında olması sizi rahatsız eder mi?
Bu güzel bayram gününde dahi, içimizi yakan bu orman yangınlarını kimin çıkardığını en iyi siz biliyorsunuz. Niçin konuşmuyorsunuz?

yorum

Yorumlar kapalı.