Yok Öyle Hakara Makara

1

Anladım, çok sıkışmışsın ki, yine işkembeden atıp tutuyorsun;
“İstifa etmeyeceğim kardeşim, Obama istifa etti mi, Şansölye Merkel- Süleyman Demirel- Turgut Özal istifa ettiler mi ki, ben istifa edeyim” demişsin.

Bak, şimdi bi dur, bi soluklan, ne dediğini bi daha düşün, nasıl saçmaladığının farkına varacaksın.
Önce kendini niçin yukarıdaki isimlerle kıyaslıyorsun? Onlar senin dengin mi?
Senin dengin, Ömer El Beşir- Beşar Esad- Halid Meşal- Mursi- Gülbettin Hikmetyar- Ebu Bekir Bağdadi gibilerdir. Kıyaslayacaksan, bunlarla kıyasla kendini. Hem bunlara göre sen daha demokrat birisin. Nasıl mı?
Bak anlatayım, lütfen iyi dinle;

Obama;
Obama, kendi milletine dost, geri kalan herkesle ülkesinin çıkarına göre ilişki kuran akıllı bir adamdır. Sen ise, Türk Milletine düşmansın, kim Türk Milletine düşman ise, onlarla dostsun.
Senin çocuklarının yaptığının kırkta birini Obama’nın çocukları yapsa, senin Bakan çocuklarının evlerinde bulunan bavul-bavul paralar, Obama’nın Bakanlarının çocuklarında bulunsaydı, o Obama var ya, anında istifa eder, Amerikalılardan özür diler, bir daha da insan içine çıkamazdı…

Merkel;
Merkel tatile giderken doğal olarak Alman Devletinin uçağını kullanır.
Aynı yere tatile gidecek olan kocası ise, kendi biletini cebinden alır özel havayolu ile gider.
Eğer Merkel senin yaptığını yapsaydı yani, Emine Hanım’ın yanına kısa adamı (Egemen) süs biberi gibi takıp, devletin uçağında şampanyalı-pastalı doğum günü partisi yapıp, gezmeye gönderseydi, Almanlar Merkel’i anında koltuğundan indirirlerdi.

Demirel;
Demirel’in beynindeki bir kıvrımın senden daha akıllı olduğunu herkes bilir.
O Demirel defalarca Askeri Darbelere muhatap oldu, darbe yönetimleri bile ondan tek kör kuruşun hesabını soramadılar. Sen hiç Demirel’in hakkında “Kalpazanlık-İhaleye Fesat karıştırmak-Haram Havuzu oluşturmak” gibi iddialar duydun mu?
Sen daha kendinin ve ailenin servetinin hesabını veremiyorsun, kaldı ki
12 senenin hesabını vereceksin. Hem Demirel’i TBMM seçmedi mi?

Özal;
Özal ile müşterek yönleriniz olduğu doğrudur. Siyasete parayı sokmak ve Kürtçülük konusunda benzer düşüncelere sahipsiniz. Fakat unutma ki, onu da TBMM seçmişti, halk değil.

Bak Türkiyeli;
Türkiye, sana rağmen hala bir HUKUK DEVLETİDİR.
Cumhurbaşkanı Seçim Kanununu (6271 Sayılı Kanun) sen 2012 yılında çıkarttın. Bu kanunu ne Demirel, ne Özal, ne de Obama çıkarttı. Senin çıkarttığın kanunun 11. Maddesi diyor ki;
“Adaylıkların kesinleştiği gün KAMU GÖREVLİLERİ istifa etmiş sayılırlar.”

Sen, maaşını kamudan aldığın, kamuya emir verebildiğin, kamunun kaynaklarını kullanabildiğin için, İSTİFA ETMİŞ sayılacaksın. Yani kimsenin sana bir şey sorduğu yok. Kendi kendinle gelin-güvey olma.
Kararı verecek olan YSK’ nun değerli, Yüksek Yargıçlarıdır.
Onlar bilineni ilan ettikleri zaman yani senin Kamu Görevlisi olduğunu açıkladıkları zaman, sen zaten “Eski Başbakan” olacaksın.

Aksi, 10 Ağustos’ta yapılacak seçimi sakatlar. Türkiye bu sakat seçimin ayıbını kaldıramaz. Ülkede kargaşa çıkar ve sorumlusu sen olursun.

Hadi şimdi yazdıklarımı iyice bi oku, sonra sıfırlamaya devam et.

Zaman daralıyor…

 

Sağlık ve başarı dileklerimle 09 Temmuz 2014

Rifat Serdaroğlu

yorum

Yorumlar1 Yorum

  1. Başbakan Erdoğan’ın kamu görevlisi olup olmadığının tartışılacak bir tarafı yok. Başbakanın kamu görevlisi olduğunu tespit eden mahkeme kararı var.

    İHLAS HABER AJANSI’nın 12 Şubat 2014 tarihli haberine göre (http://www.iha.com.tr/haber-erdogana-hakarete-hapis-cezasi-politika-331459/):

    “Eskişehir’de 2012 yılında bir grup vatandaş, Odunpazarı’ndaki Sosyal Güvenlik Kurumu Şubesi önünde toplanarak bir basın açıklaması yaptı. Grup üyeleri yaptıkları açıklamada, hükümetin sağlık ve SGK politikalarını eleştirerek,”IMF’nin uşağı, patronların uşağı Tayyip Erdogan” şeklinde slogan attı. Basın açıklamasına katılarak söz konusu sloganları attığı belirlenen 17 kişi hakkında, Haziran 2012 yılında “kamu görevlisine görevi başında hakaret etmek” suçundan kamu davası açıldı.”
    ( … )
    “Sanıkları ve avukatlarını dinleyerek dosyayı son kez inceleyen mahkeme başkanı, 9. duruşmada davayla ilgili kararını açıkladı. Mahkeme başkanı, atılan sloganlarla Başbakan Erdoğan’a hakaret suçunun işlendikleri dosya kapsamında subuta erdiğinden, sanıklar Muzeffer Kurtoğlu, Kenan Kaya ve Murat Ocak’ın “kamu görevlisine görevi başında hakaret etmek” suçundan birer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verdi. Mahkeme; diğer sanıklar Handan Ustabas, Derya Altundağ, Bengi Kırçak, Emre Güneş, Alçay Çelik, Sercan Erdemtaş, Ali Emre Mazlumoğlu, Aynur Turan, Hazal Öztürk, Perihan Aslı Ögüt, Mert Bal, Serdar Aziz Kandemir, Murat Dural ve İlyas Cingöz’ün üzerilerine atılı suçu isledikleri tüm dosya kapsamı itibarıyla subuta erdiginden, suçun isleniş özellikleri, kasıt yoğunluğu, suçtan pişmanlık duymamış olmaları ve Uyap sisteminde yapılan incelemede 20’den çok sayıda benzer suçlardan yargılandıkları davalar dikkate alınarak takdiren tesdiden her birinin ayrı ayrı ikişer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verdi.”