Tuvalet Kağıdı

0

Genel başkanlar istifa etmiyorsa, MKYK’lar en az 1/3 yenilenmiyorsa, AKP sandık çaldı diye niye şikayet ediyorsunuz? Kendi partiniz iradenize ipotek koymuş, bildiğiniz hırsızlık yapıyorlar. 1.5 yıl içinde, iki seçim var ve muhtemelen aynı kadro ile koşacaklar. Mecburen onlara oy vereceksiniz. Yine!

Çalanın tabanına kızmayın. Sizin geleceğinizle kumar oynayan da, istifa etmiyor ve kızmıyorsunuz. Tehdit çok büyük olduğu için, o koltukları sarsmayı aklınıza bile getirmiyorsunuz. Sarsmaya çalışanları da hain diye damgalıyorsunuz.

Niye istifa etmiyorlar biliyor musunuz? Cünkü o parti örgütlerini, birbirlerini yemeden birarada tutabilecek 2. bir adam yok ta ondan.

Eğitim şart ta, daha kaç seçim sonra ve kime?

Korumaya çalıştığımız yaşam tarzımız bu mu? Kazanamayanı, “arttırdı” diye sineye çekmek mi? Bu iki adam mıdır, bu kadrolar mıdır, %55’in en seçkin, en doğal liderleri?

Açıkcası, bu iki köhne parti midir, Gezi gençliğinin ruhunun aynası? Yakıştırabiliyor musunuz bu duruşlarını, inatlarını, yediğiniz, çocuklarınızın yediği gazlara, sulara, coplara?

Dünya kadar yetişmiş, pırlanta gibi değerler var. Hemen hepsine AKP kanca takmaya calışmış, tereddütsüz reddetmişler. Sistemin muhalefet partilerinden giden olmayınca, ne yeni kadro, ne yeni bakış, ne de yeni sermaye girmiyor bu partilere. Kabuklarında kururlarken, sizi de kurutuyorlar.

Eğer istifa etmiyorlarsa, muhtemelen partiyi de lağvetmeyecekler demektir. Bari başına Cem Uzan’ı geçirin de, bir şansınız olsun.

Dalga geçiyorum sanıyorsunuz ama elimde olsaydı, Kılıçdaroğlu’nun çaycısını koltuğa geçirirdim. Odaya gire, çika, eminim kazanacak bir formülü çoktan bulmuştur.

Eski fıkradır;

Bütün rüzgar tüneli testleri yapılır, prototipler uçurulmaya başlanır ama her denemede kanatlar tam gövdeye bağlandığı yerden kopmaktadırlar.

Uçak enkazları biraraya getirilir, hesaplar defalarca gözden geçirilir bir türlü nedeni bulunamaz.

Bağlantılara ek kaynaklar, malzeme değişiklikleri, akliniza ne geliyorsa, hiç biri fayda etmez, tam ek yerinden kopmaktadır.

En sonunda, fabrikaya bir ilan asarlar, durumu etraflıca anlatırlar, altına da bir kutu koyarlar. “Aklına bir şey gelen bu kutuya bıraksın” derler.

Birkaç hafta sonra bir zarf çikar. Şöyle yazmaktadır, “Kanatla gövdenin birleştiği yere boydan boya sıralı delikler açın.”

Bilim adamları, alırlar temizlik işçisini karşılarına, sorarlar, “Nedir oğlum bu? Bizim güçlendirmek istediğimiz yeri sen güçsüzleştir diyorsun.”

Adam sakin yanıt verir, “Ben bu işlerden anlamam, bildiğim bir şey var ki, ne zaman s.çsam, o tuvalet kağıdı delikli yerden yırtılmıyor.”

A. İhsan GÖREN

yorum

Yorumlar kapalı.