Büyümüşüz!

0

2017’de milli gelirimiz % 7,4 artmış. Matematik eğlenceli bir bilim dalı ama yine de bu kadar fantezist olmasa gerek…

2016 milli gelirimiz 862 milyar dolar, 2017’de % 7,4 artarak 851 milyar dolar olmuş! Benim hesap makinesi öyle demiyor ama İmam Hatip aritmetiği bu olsa gerek; öyle denilmişse öyledir.

Haa, bu milli gelir TL olarak hesaplanmışsa niye olmasın. Ama işin kuralı bunu dolar olarak hesaplamak. Ne de olsa sonra kürsülere çıkıp kişi başına milli gelirimiz şu kadar oldu diye göğüs kabartılıyor, diğer ülkelerin milli gelirleri ile karşılaştırılıyor.

Aslında TL olarak de bu rakam şaibeli, çünkü bizim milli gelir hesaplama metodumuz OECD ülkelerinde kabul görmüş metod değil. Bu yıl yapılan oynama, inşaat sektöründeki değerleri (teknik olarak “stok” deniliyor) “rayiç fiyat” ayarlaması ile yukarı çekmek olmuş. Değişen bir şey yok ama böylece bir ek değer, yani zenginlik yaratılmış!

Anlaması daha kolay olsun diye bir örnek vereyim. Örneğin İngiltere liginde maç başına gol ortalaması 2,5 diyelim. Biz, “bizim ligde bu ortalama 3,5” diye ortaya çıkmışız. Ama meğer bizim ligde “üç korner, bir penaltı” kuralı uygulanıyormuş!

Milli gelir denilen kavramın ne olduğunu bilen var mı? Çok teknik açıklamalara girmeden özetleyelim. Bir ülkedeki üretim ve ücretler Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH veya PIB), ama bunun içinde örneğin Türkiye’de üretilen ama kârı yurtdışına çıkartılan üretim de var, bizim şirketlerimizin yurtdışından getirdikleri kazançları yok. Bu düzeltmeler yapılınca elde edilen rakam milli gelir.

Üretim diyoruz. Örneğin siz bir saray yaptırıyorsunuz, maliyeti milyar dolar, bu milli gelire ekleniyor. O sarayın yıllık elektrik tüketimi 100 milyon TL, bu da milli gelire ekleniyor. Sur’u ilk baştan yıkıp sonra tekrar inşa ediyorsunuz, bir o kadar milli gelire yazılıyor. Suriye’ye girip tonlarca cephane harcanıp yeniden üretiliyor, o da milli gelir.

Olacak şey değil ama örnek işte. Diyelim ki siz Diyanet İşleri’ne 1.000 imam alıp maaşa bağladınız. Hoop, milli gelir artıverdi. Niye mi Diyanet İşleri? Üretim filan yok ama 2018 ödeneği 7,8 milyarcık da ondan. Cumhurbaşkanlığı ödeneği de daha az sayılmaz, 5 milyarcık ödenek de oraya. Daha ne istiyorsunuz; Diyanet veya Cumhurbaşkanlığı para harcadıkça milli gelirimiz artıyor!

Esas zenginliği yaratan reel sektöre gelelim. Ballı bir ihale, normalde herkese açık. Ama bizde pek öyle olmuyor. Son yıllarda bu tip ihaleleri alan gruplara bakıyoruz, hep aynı yandaş şirketler. İstatistiklere göre olmaması lazım ama oluyor işte. Ne de olsa aritmetiğin iflas, matematiğin istifa ettiği ortamda istatistiği kim dinler? Sonuç mu? Milli gelir aslında yerli ama pek “milli” değil. Küçük bir grubun cebine giren, diğerlerinin uzaktan baktığı bir gelir.

Şimdi anlaşıldı mı milli gelir artarken bizim cüzdanın niye eridiği? 2017 Nisan ayında benzin ortalama 5,15 TL imiş, şimdi 5,95. Artış % 15,5! Nisan 2017’de euro 3,88 TL, bugün 4,90. Artış 26,2! Milli gelir % 7,4 artmış, enflasyon ise % 11!

2018’de maaşlar ortalama % 5 civarında artacak ama enflasyon % 12! Ama yine de refah artacak, zenginleşecekmişiz… Burada ben işi bırakıyorum, çünkü ekonomi diplomalarım bir tarafa, bu durumu basit parmak hesabı ile bile açıklayamıyorum.

Ben bu milli geliri uluslararası kurallara göre hesapladığımda TL olarak % 3,2 artış elde ediyorum, bu ise bana söylenen % 7,4’ün yarısı bile değil. Milli geliri yine bu kurallara göre dolar olarak belirlersem artış filan yok, 2017’ye oranla % 4,5 azalmış!

O da milli gelirin adil olarak dağıtıldığı varsayılırsa! Sizin cep ne diyor bilmiyorum ama benim cüzdan bu hesaba bile isyan ediyor…

Neyse, kafanızı boş yere yormayayım; beyan oradaysa çarşı pazar burada.

 

İbrahim Çakıroğlu

 

yorum

Yorumlar kapalı.