BANA SORDUN MU?

0

Eyy Küresel İktidar;
Siz, babalarınızın çiftliğini mi, yoksa Türk Devletini mi yönetiyorsunuz?

Siz, Türk Milletinin yüzde yüzünün mü oyunu aldınız?

Siz, Genel Seçimlerde Türk Milletinden oy isterken, Türk Ordusunun Garnizonuna saldırarak Türk Milletinin birliğinin sembolü olan Türk Bayrağını indirip yakan katil sürüsü ile pazarlık yapacağınızı söylediniz mi?

Siz, Türk Devletine karşı silahlı kalkışma yapan, Türk Askerini-Türk Polisini-Türk İnsanını bilerek ve isteyerek öldüren eşkıya ile pazarlık yapıp, Türk Milletinin malı olan topraklar üzerinde “Özerklik” kurulmasına izin vermek için
Türk Milletinden yetki aldınız mı?

Siz, size oy vermeyen hiçbir politikanızı desteklemeyen Türk Milletinin %57’sini yok mu sayıyorsunuz? Bize sormadan yaptığınız “ihanet sözleşmelerinin” yürüyeceğini mi sanıyorsunuz?

BANA SORDUN MU AVAREL?

Eyy Avarel Basın;

Sizler Türkiye’ye ne büyük bir kötülük yaptığınızın farkında mısınız?
Sizi zorunlu olarak dinleyen gençler, sizin ne kadar cahil olduğunuzu nasıl bilsinler ki!
Sizi; Bilerek- bilgiye sahip insanlar olarak konuşan “Türkiye Aydınları” sanan bu gençleri, yanlışa sevk etmenin vebalini nasıl taşıyacaksınız?

“İslam Devleti ve Şer-î Hukuk” savunucularını ve “Kürdistan Devleti” özlemindeki hainleri zaten ayrı tutuyoruz. Ama sizler, Merkez Medya’dan beslenen Avareller, sizler ne yaptığınızın farkında mısınız?

İçinizde hanginiz, “Kürtçülük-Bölücülük” üzerine, arkadaşlarınızın yazdıklarının dışında “Doğru Kaynaklara” dayanan gerçekleri okudunuz? İçinizde hanginizin bu konularda eserleri var? Bilgi sahibi olmadan, nasıl fikir sahibi olabiliyorsunuz ve Türk Gençlerini zehirliyorsunuz? Aldığınız üç kuruşluk maaş için, Hükümete-Patronunuza yağ çekmek uğruna bu günaha nasıl ortak olursunuz?

Ayrımcı bir dil kullanırken, Türkiye’yi bölecek bir politikaya bilerek destek verirken Türk Milletine sordunuz mu? Siz kendinizi ne zannediyorsunuz ki,
Türk Milleti adına karar verme cesaretini kendinizde buluyorsunuz?

Reyting uğruna, kendi milletinin kanına ekmek doğrayan canilere benzemeyi nasıl içinize sindiriyorsunuz?

Size, bir örnek vereyim; Hep şunu söylüyorsunuz;
“Barış sürecinin kalıcı olması için, TARAFLARIN birbirlerine güvenmeleri şarttır!”

TARAFLAR! Kim bu taraflar?

Biri Türkiye Cumhuriyeti Devleti, diğeri;
Ama öldürerek, ama sakat bırakarak 54 Bin Türk İnsanının yaşamını elinden alan, Türkiye’ye 400 Milyar Dolar harcatıp çocuklarımızın geleceğini çalan, uyuşturucu satıcılığı yapıp on binlerce genci öldüren, dış istihbarat örgütlerinin maşası bir terör çetesi.

Sizler, nasıl olur da Türkiye Cumhuriyetini, bir terör örgütü ile aynı seviye düşüren ve çok yakında Yüce Divan’da yargılanacak olan AKP Hükümetinin dili ile konuşursunuz? Sizin dediğinize inanırsak, sizler hangi taraftansınız?

Yarın sadece bu sebepten “sorumlu” olacağınızın bilincinde değil misiniz?

Eyy Küreseller ve Avareller;

Bu gerçek sözlerin sizin aklınızı başınıza getirmeyeceğini çok iyi bildiğim için, sadece tarihe not düşmek sebebiyle, yapılabilecekleri bir kez daha yazıyorum;

-Demokratikleşme, demokrasimizin standartlarımızın yükseltilmesi, kişi hak ve özgürlüklerinin güvenceye alınması tüm Türk Milleti için yapılmalıdır.

Bunu ancak gerçek demokratlar yapabilir.

Hiç acımadan bebekleri-dedeleri-kadınları öldürenlerin, uyuşturucu çetelerinin, şeriat-din devleti isteyenlerin böyle bir reform yapması işin tabiatına aykırıdır.

-TC Devleti ve Türk Milleti ile barış isteyen her kim olursa olsun elindeki silahını şartsız bırakmalıdır. Aksi davranış, Türk Milletini aldatmaktır ve TC Devletinin “DEVLET OLMA” vasfını yok eder.

-Türk Devleti-Türk Vatanı-Türk Milleti-Türk Bayrağı-Türk Dili ve “Türklük” hepimizin ortak ve tartışılmaz değerlerimizdir. Bunların altında herkes, her inanıştan, her kökenden gelen TC Vatandaşları, kültürlerini-inançlarını-dillerini yaşamakta ve yaşatmakta özgür olmalıdırlar.

-TC Devleti, ülkedeki her türlü inanca eşit uzaklıkta olmalı, devlet olanakları eşit olarak pay edilmelidir.

-Tüm bunlar, Türk Milletinin onayından sonra yürürlüğe girmelidir…

Anladınız mı Küreseller ve Avareller?

Türk Milletinin büyük çoğunluğu sizler gibi düşünmüyor.

Haa, sizler “Biz iktidarız, güç bizde. Biz ne dersek o olur” diyorsanız, bu yolda devam edersiniz ve başınıza geleceklerden sizler sorumlu olursunuz.

Bir Narko-Terör çetesinin silahla Türkiye’nin rotasını, Türk Milletinin isteğine rağmen değiştirmesine onay veriyorsanız ve bu sapıklığı bir “özgürlük” meselesi olarak görüyorsanız, yarınki isyanlarda ne yapacaksınız?

Eğer bu yolu bir kere açarsanız, Türk Milletinin size keseceği cezaya da şimdiden razı olacaksınız.
Hadi bakalım, Halep oradaysa Arşın da burada…

Not; Çocukları dağa kaçırılan anaların feryadı yüreklerimizi yakıyor.
Bu acıyı şimdi ekranlara yansıtan basının Avarellerine sormak isterim;

“Şimdi mi anladınız evlât acısını? Bu örgüt on binlerce gencimizi kara toprağa gömerken, niçin görmüyordunuz? Niçin ekranlarınızda-sayfalarınızda yer vermiyordunuz? Hadi şimdi yine çıkarın ekranlarınıza Kürtçü-Bölücü zavallıları, sorun onlara; Nerede bu çocuklar, niçin kaçırıyorsunuz” diye…

Not; PKK çakallarının yırtıp- yaktığı TÜRK BAYRAĞI değil de, Tayyip’in başı örtülü bacısının türbanı olsaydı, Tayyip neler söylerdi, acaba?

Sağlık ve başarı dileklerimle 10 Haziran 2014

 

Rifat Serdaroğlu

 

 

yorum

Yorumlar kapalı.