Yok !

1

Bu ülkede hiçbir şey yok artık! Ne Adalet! Ne Hukuk! Ne Etik! Ne Saygı! Ne Anayasa! Ne Meclis! Ne de düşünenler kaldı bu ülkede. Herkes bir havada, herkes bir yerde, herkes bir şeyler söylüyor ama hiçbir şey yapılmıyor! Hiçkimse kımıldamıyor.

Gazeteler deseniz, hiç ama hiçbir bilgi vermiyorlar. Yazarlar yazıyor, muhabirler koşuyor ama her şey afaki! Birer paçavradan farkları yok. Varsa yoksa kim kimi şaaptı, kim bacağını, kim göğsünü gösterdi, kim kime kaçtı, kim kimi öptü (her iki manada).

Adam iki haftadır hem Başbakanlık, hem de Cumhurbaşkanlığı kisvesi altında kendini korumak için elinden ne geldiyse yapıyor. Seçim sonuçlarının yayımlanmasını engelliyor. Vekilliği düşmüş olmasına rağmen hala mecliste karar peşinde koşuyor, Partisinin Genel Başkanlığının düşmesine rağmen hep kararları o veriyor. Yeni yasalara imza atıyor. Bir de durmuyor herkesi fırçalamaya devam ediyor ve eski teamüller bitti, artık yenileri var diyor ve hiçbir savcı, başsavcı, hâkim, mahkeme buna dur diyemiyor… Nereden, nereye geldik…

Anayasayı takıyoruz, inanıyoruz diyen bir aciz muhalefet, Anayasanın her maddesini ihlâl eden bir hükümet var. YSK denilen (Yanlış Seçim Kurulu) da sonunda dışarıdan gelen baskıların bir kısmı karşısında ezile büzüle kararının Resmî Gazetede yayımlanmaması için 6-4 bir karar alıyor. Bi durun be! Seçimler 10 Ağustos’ta yapıldı, karar 15 Ağustos’ta açıklandı, Mazbata hatalı olarak, Anayasaya aykırı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunuldu fakat resmî gazetede yayınlanmadı. Başbakan istifa etmedi. Anayasanın 101. Maddesi her yönü ile ihlal edildi. Ne bağıran, ne çığıran, ne de doğru bir laf söyleyen, ne de ataletini bırakıp herkesi bu ihlâllere karşı uyandıran ya da ayaklandıran var.

Utanın bre! Utanın! Anayasa Hâkimleri, Yargıtay Hâkimleri, Savcıları, Ağır Ceza Hâkimleri, Avukatlar, Sivil Toplum örgütleri. Utanın kendinizden. Sizler de şerefinizi kendi ayaklarınızın altına almaktasınız. Eve girecek bir maaş, ya da görevinizin size getirmiş olduğu saygınlıktan oluruz korkunuzdan. Yazıklar olsun sizlere, bu şartlar altında sizin normal günde vermiş olduğunuz kararlar ne kadar saygın ve geçerli olur ki?

RTE Başbakanlıktan istifasını Mazbata Meclis’e gittiği gün gerçekleştirmek zorunda idi. Hanginiz istifa etmemesine bir laf söylediniz? Onurunuz, görevinizin size vermiş olduğu hukuk nerede şimdi?

İstifa etse idi dokunulmazlığı o anda düşecek ve hakkında karar aşamasında olan bütün davalar karara bağlanacak ve bu adam kendisini Başbakan olmadan geldiği yerde tek kişilik bir hücrede bulacaktı.

Hiçbir şey yapılmadı ve yapılmayacak gibi gözüküyor! Onun için artık bu ülkede, Hukuk, Adalet, Onur ve Şeref YOK!

Selçuk M. Perin, 22 Ağustos 2014

 

yorum

Yorumlar1 Yorum

  1. Türkiye’yi bir çete yönetiyor.

    Her ne kadar ‘seçimle’ geldik deseler de oy veren %38-40 halk ne tahsilli, ne gazete-makale okuyan, TV de Osmanlı dizilerinin hayaliyle sırça köşklerdeki aristokratlara heveslenen varoşçu (şimdi Toki’li), makarna-kömür rüşveti ile seçen ve ödeyemediği banka kredi kartlarıyla geçinen bir güruh.

    Seçimlerin şaibe kısmına hiç girmiyorum. Ama Anayasanın ‘bir defa delinmesiyle’ neler olacağını bize gösteren Özal efendi sayesinde toplum büyük bir çöküntü içerisinde.

    Bu güruh, nasıl olsa bu yazıyı okumaz, onun için toplumu aşağılamak sendromunu bir kenara bırakalım.
    Siz, okumuş sayılan bu burjuva ve liboşlar, eğer kıçınızı kaldırıp seçime gitmez ve devlet idaresine soyunmazsanız bu ayrılıkçı, çıkarcı, biyat kültürü ile yetişmis diktatoryanın parçası olmaya mahkumsunuz.

    Boşuna yakınmayın. Kendiniz ettiniz, kendiniz buldunuz. Şimdi temizleyin bakalım! Yok ama memnunsanız, tabii ki bana susmak düşer!