Bir Gözlem: Orta Doğuda Kim Ne Yapıyor, Kiminle Savaşıyor?

0
Herkesin gördüğü eksik bir nokta var: Hizbullah Lübnanda son beş senedir İsrailin tüm harekatlarında bariz üstündü. IŞİD’e yapılan saldırılar strateji gereği. YPG başarısız değil ama zannedilen kadar değil. Peşmergenin Erbilden öte savaşamayacak kadar beceriksiz olduğu ama bu takatı vermek için 150 kişilik devriye kuvvetler alınıp, Ayn El- Arab bölgesine gönderilip, torunlarına anlatacaklar. Ama öncelikle geri dönenlerin şavaşmayı beceremeyen peşmergelere gaz verme olayı, çatıştık diyenlerin öykülerini ve güya tecrübelerini dinliyorlar. Bu arada Ayn El-Arab bölgesinde peşmerge kaybı sıfır diye biliyorum zira duvarlara doğru sadece taciz atışında bulunduklarından.Şimdi gelelim durumun ne olduğuna;
1) Hizbullah açısından: İsraili paçavraya çeviriyor, Golan tepelerindeki su kaynaklarını kontrol ediyor. İsrail ulaşamıyor ama bölgedeki falanjistlerle arası iyi, radikal hıristiyanlar su aldıkları için arası iyi, böyle olunca Lübnan hükümeti ile de arası iyi, tüm çıkarlar gereği Suriye resmi yönetimi ile iyi geçiniyor ve daha enteresanı lojistik destek alıyorlar.
2) ÖSO açısından: YPG ile hakimiyet kavgası var. Güçlenemiyor, Esad rejimine yönelik pek etkileri yok, IŞİD ile ters olarak çakışan hakimiyet kavgası var, Hizbullahla arası kötü. Destekleyen İsrail, ABD , AB ve Türkiye, El Nusra baş düşman. Destekçilerden yetersiz lojistik destek var, YPG ile geçici toprak paylaşımı var…
3) Esad açısından: Hizbullah, Rusya ve İran ile dost , kalanlarla düşman ancak strateji gereği YPG ye sınırlı lojistik destek sağlayarak yeni karşı cephe açılmasını önlüyor, tek savaş cephesi ÖSO…
4) IŞİD açısından: Destekçileri sağlık ve illegal petrol satışı açısından Türkiye, ayrıca karadan gıda ve giyecek yardımı ABD ve İsraille beraber Almanyanın silah desteğini sınırlı olarak alıyorlar. Ele geçirdikleri bölgelerden yaptıkları silah para ve kıymetli maden yağması ve petrol satışı ile parasal destek sağlanıyor. Radikal dincilerden El Kaide, Taliban gibi örgütlerden destekler var. Özellikle Avrupa yapılanmasından gelenler, ayrıca şantaj siyaseti ile Suudi ve Katardan alınanlar var. Ayrıca Mısırdan Mursi taraftarları ile El Ezher üniversitesi müthiş moral desteği veriyor. Lojistik yapıları Türkiye kara sınırları dışı zayıf, arada ABD den hava destekli yardımları var. ABD hava harekatlarını dengeli savaşsınlar diye ilerleyen taraf olduğunda yapıyor. Genellikle fazla sapıtanları vuruyor, Suriye ve Irakta boşta kalan ve şaşkın tavuk misali ortada dolaşmak istemeyen yağmacı askerler gönüllü olarak İsrailin kurduğu bu gruba destek veriyor. Erat düzeyindeki ordu mensupları cehaletin verdiği güç ve cennet vaadi ile savaşan güç desteği var…
5) YPG açısından: Çok cepheli savaş açısından ABD İsrail ve AB ülkeleri tarafından sınırlı lojistik destek alıp zayıf düştüklerinde hava operasyonu ile dengelerin sağlanmasını sağlıyorlar. PKK, Pejak ve Peşmerge ile arası kötü ancak mecburiyet karşısında stratejik müttefikler. Diğer geçim kaynakları Türkiye üzerinden kaçakçılık , PKK bu geliri desteklemiyor, dengeler açısından çok kısıtlı İran desteği alıyor…
6) Irak kuzeyi açısından: PKK ile hakimiyet savaşı var ancak şu an dost olarak gözüküyor. İran Pejakı sınırlarından çıkardığından kendilerine destek olarak aldılar ancak PKK Pejak yakınlaşması ihtiyatlı davranmalarını gerektiriyor. Irak merkezi hükümet ile İran düşmanları, paraya tapan insanlar yüzündan Türkiye ile güvenilir müttefik. PKK nın güçlenmesi Irak hükümetinin işine gelmediğinden tampon olarak destek veriyor geçici olarak tabii, siyasi olarak stabil kalmaları gelecekte mümkün değil. Ayrıca savaş yeteneklerinin olmadığı ortaya çıktı sayısal insan çoğunluğunun bir işe yaramadığı ve niteliksiz Kürtlerin çoğunlukta olduğu bir bölge…
7) PKK: Tüm Kürtler üzerinde hakimiyet kurmak istediğinden diğer tüm Kürt gruplarla savaş halinde. Ancak durum dolayısıyla ateşkes halinde, siyaseten açıktan Türkiye ile dolaylı yoldan, İsrail, AB ve ABD ile gelişmiş ilişkileri var. Silah ticareti PKK’nın elinde aynı zamanda uyuşturucu ticareti de. İran Devrim Muhafızları ile ortak çalıştıkları tek nokta uyuşturucu…
8) Irak hükümeti açısından: Mecburi Kürt gruplarla ittifakta. Gizli düşman ama en zararlısı İran. Açık düşman şu andaki rejime muhalif Sünni eski Irak ordusu mensupları, dolayısıyla IŞİD. Tek çıkış noktaları Basra körfezi ancak İran kontrolündeki Hürmüz boğazından. Destekçileri ABD ve İsrail, kısmi AB ve Türkiye. Karadan aldıkları destek peşmerge vergisi ile sınırlı…Diğer grup ve devletleri saymıyorum, şimdi asıl sonucu söylüyorum, bölgede hiçbir kuvvet üstünlük sağlayamıyor ama cephelerde savaşlar sürüyor. Bunun adı İTİ İTE KIRDIRMAK. ABD ve İsrail hedeflerine yürüyor, umarım bir açıklama yerine geçmiştir yazdıklarım, kısaca bu kadar basit.
Emre Zorluoğlu
ÖSO: Özgur Suriye Ordusu. Esad’a karşı
Hizbullah: Lübnan’da kurulmuş, Iran destekli Şii örgüt.
IŞİD: Irak ve Şam İslam devleti. Suriye’de Mumbuc, petrol zengini Rakka ve Irak sınırına yakın Deyr Ez-Zor kentlerini elinde tutuyor. Irak’ta ise Anbar eyaletindeki Felluce ve Ramadi’de etkili. 6-7 bin kişi, çoğunluğu yabancı.
YPG: Suriye’de ki Kürt partisi PYD nin silahlı organları.
PKK: Eskiden harami denilen, dağda yol kesip insanları soyan çete. Asıl amacı kaçakçılık, fidye ve uyuşturucu ticaretidir. 70 li yıllardan sonra moda olan Marksism’e yönelip kendine siyasi görünüm vermeye çalışmış, ve Avrupa’dan destek görebilmesi için siyasi görünüm altında Kürtlere sahip çıkmaya çalışan aslında hayduttan başka birşey olmayan çete.

yorum

Yorumlar kapalı.