Kimler Bu Evetçiler?

0

Türkiye’de, şeriat isteyen İslamcı partilerin gerçek oyu, %8-10 arasındadır.
Türkiye’de, bölünmek isteyen Kürtçü kesimin gerçek oyu, %4-7 arasındadır.

Yakın tarihi iyi inceleyenler bilir ki, Osmanlı’nın son iki yüzyılından ve Cumhuriyet ilanından bu yana karşılaştığımız her silahlı kalkışma, her isyan, her kumpasın altında bu iki grup vardır. Türk Devletini ve Türk Demokrasisini yıkmak için, yabancı istihbarat örgütlerinin maşası olmayı (para karşılığı) kabul eden ve Türk Askerini-Türk Polisini öldüren, özellikle Ermeni Terör örgütleriyle işbirliği yapanlar da bunlardır. (Erdoğan’ın, referandum sonucu için teşekkür ettiği gruplar!)

Bu iki grubun Türk Siyaseti içindeki temsilcileri ve “Hayırseverleri” Organize Suç Örgütü elemanları gibi çalışırlar! Hırsızlık yapmak, devleti ve milleti dolandırmak, bürokratları rüşvetle piç etmek bunların normal görevleri arasında yer alır. (Ofer-Yasin El Kadı-Rıza Sarraf vs. kadrolu hayırseverlerdir)
Bu iki “Organize Suç Örgütünün” en önemli görevi, Milli İradeyi çarpıtmak için “OY HIRSIZLIĞI” dahil her türlü sahtekârlığı yapmaktır…

Peki, bunların oy toplamı %12-17 arasında ise, nasıl oluyor da “Evet” oyları %45-50 düzeyine çıkıyor? Aradaki yaklaşık %35-40’lık “Evet” oyunu kimler verdi?

Açıklayalım;
Oyların en az %25’si, “Merkez Sağ” seçmene aittir. Erdoğan tarafından organize edilen ve Mehmet Ağar tarafından çökertilen DYP-ANAP ittifakından sonra, bu seçmen kitlesi maalesef AKP’ye yönelmiştir. Yeni, çağdaş bir Merkez Sağ Parti kurulmadığı sürece bu oyları AKP’den koparmak mümkün değildir.

Geri kalan %10 oy da eskiden Merkez Sağ’a giderdi! Fakat şimdi bu oylar Tarikatlar ve Cemaatler tarafından, yapılan pazarlıklar sonucu AKP’ye devşiriliyor! Örnek verelim;

15 yıllık AKP iktidarı, Tarikat ve Cemaatleri öylesine destekledi ki, her biri birer dev kuruluş haline geldiler!

-AKP ve Erdoğan destekçisi olan, eski adı “Avrupa Millî Görüş Teşkilatı” yeni adı “Avrupalı Türk Demokratlar” yurtdışında 502 şubeye sahiptir. 500 Camileri vardır(*). Camilerin alt katlarına yapılan alışveriş merkezleri tam bir ticaret merkezi gibi kullanılmaktadır. Sadece Avrupa’da 100 bin üyesi vardır.

Oy yönlendirme, mükerrer oy veya sahte oy kullanma konusunda çok eğitimlidirler.

-AKP “Kaçak Kurs” açmayı suç olmaktan çıkarınca, 10 binin üstünde Kaçak Kurs pıtrak gibi ülkeyi sardı.
Bu izbe yerlerde kimler çocuklarımızı eğitir, neler öğretirler, çocuklara nasıl davranırlar, ana-babalardan ne kadar para alırlar, bilen var mı?
İşte bu kurs yöneticileri ve elbette ki Cami görevlileri oyları yönlendirmek ve sahte oy kullanmakta çok ustalardır! Bir örnek daha verelim;

-Süleymancıların Türkiye’de 2 bin civarında öğrenci yurtları (Adana’da yanan gibi) 250 bin civarında öğrencileri vardır. Almanya’da “İslam Kültür Merkezleri” adıyla 300 şube, 180 bina- 250 Camii- 60 bin mürit sahibidirler.

İşte bunlar gibi onlarca tarikat ve cemaat, AKP ile menzilleri bir olduğu için (FETÖ gibi) seçimlerde AKP’ye oy devşirirler. Bunların yaygaraları ve çıkardıkları gürültüleri, gerçek güçlerinden çok daha fazladır.
Devlet organları ve Yargı, Anayasamızın kendilerine yüklediği görevlerini yapsalar bunlar elbette ki “Anayasal çizgiye” çekilirler. Ama AKP baskısıyla, bu yasa tanımazlar utanmadan-korkmadan “Milli İrade Hırsızlığı” yapmaktadırlar…

Tüm bu olumsuzluklara, Yandaş Seçim Kurulunun (YSK) yasaları çiğnemesine, oyların çalınmasına rağmen Türk Milleti bu din ve oy hırsızlarını 16 Nisan’da yenmeyi bilmiştir!

Yakında hırsızlara, dinimizi çarpıtanlara, kula kulluk edip yasaları çiğneyen sahtekâr bürokratlara da o kahredici şamarını indirecektir.

Az kaldı, göreceksiniz…

Not; Sayın Hüseyin Hakkı Kahveci’nin son kitabı “Uğur Mumcu’dan Sonra RABITA” eserini okumanızı öneririm. Günümüze çok ayrıntılı olarak ışık tutuyor!
Rifat Serdaroğlu, 20 Nisan 2017

yorum

Yorumlar kapalı.