Ben verdim, ben!

0

Cemaate; “Ne istedilerse verdim. Ben verdim ben.”
Gezideki gençleri ölesiye döven Polise; “O emri ben verdim, ben.”
Libya’ya bavul-bavul paraları; “Ben verdim, ben.”
Ergenekon-Balyoz Davaları için; “O davaların Savcısı benim, ben.”
Haram Havuzuna avanta toplamak için Binali’ye emri; “Ben verdim, ben.”
Bilal’e sıfırlama emrini; “Ben verdim, ben.”
Davutoğlu’na Pensilvanya gitmesi emrini; “Ben verdim, ben…”

Tabii ki sen verdin. 13 yılda yapılmış ne kadar kanunsuzluk varsa, hepsinin emrini sen verdin, sen…
Yukarıdaki beyanların yazılı ve görüntülü kayıtları mevcuttur. Bunlar ilerdeki günlerde bir ikrar (kabul) olarak yargıda “Beyefendi’nin” önüne konulacaktır…

Davutoğlu, dönemin Başbakanının emriyle, 17/25 Hırsızlık-Yolsuzluk-Rüşvet olaylarının ortaya çıkmasından 6 ay önce Fethullah Hocanın ayağına çoluk-çocuk neden gitti? Ne konuştular? Davutoğlu, Gülen’den ısrarla ne istedi?

Hiç kimse “Bu özel bir görüşmedir, kimseyi ilgilendirmez” demesin.

Davutoğlu, Pensilvanya’ ya TC Dışişleri Bakanı sıfatıyla ve TC Devletinin parasıyla gitti, üstelik ailesiyle birlikte. Babasının veya Erdoğan’ın parasıyla değil!

Davutoğlu, Cemaat önderinin ayağına gitmeden tam 1 ay önce MİT, Erdoğan’a ve Davutoğlu’na Rıza Zarrab’ ın, Bakanları parayla kendi elemanı yaptığını ve bu pis ilişkilerin kayıtlarının polisin elinde olduğunu bildirmişti.
Davutoğlu, bu kayıtların yayınlanmaması, operasyonların durdurulmasını sağlamak için gitmiş olabilir mi? Serok Ahmet’ in bu görüşmeyi açıklaması şarttır. Cemaatin elinde nasılsa o ziyaretin de kaydı vardır, yakında açıklanır.

Bu yüzden yiğitlik sende kalsın, sen açıkla Serok Ahmet, sen…

Cumhur’un Başı, Trabzon’da “Erkek evlatlarıma da taktılar. Şu vakıfta var, bu vakıfta var. Tabii olacaklar. Sizden emir mi alacağız? Benim evlatlarım bu ülkenin vatandaşı değil mi? Sosyal faaliyetlerde de bulunacaklar, iş de yapacaklar. Yeter ki devletle iş yapmasınlar” dedi…

Eyy Cumhur’un Sayın Başı;

  • Çocuklarının vakıflarına milyonlarca dolar-avro bağışta bulunanlar, devlet ile iş yapmıyorlar mı? Bu hayırsever işadamlarının isimlerini ve devletten aldıkları işleri açıklayabilir misiniz?
  • Bir defada, vakfa 100 MİLYON DOLAR bağış yapan hayırsevere, devlet ve İstanbul Belediyesinden ne gibi bir kıyak yapıldı?
  • Belediyelerden ve Hazine arazilerinden çocukların vakıflarına hangi arsa-araziler bedavadan bağışlandı?
  • Hangi işadamları, devlete vermesi gereken vergiler yerine, çocukların vakıflarına para verdiler ve bunları vergiden düştüler?
  • Çocukların vakıflarının inşaat işlerini kimler yapıyor?
  • Bu çocuklar senin olmasa veya sen Cumhurbaşkanı olmasan, bu çocuklara kimve ne uğruna milyonlarca lirayı bağışlar? Bilal’e hayran olduklarından mı?

Eyy Cumhur’un Sayın Başı, tüm bunların açıklanması emrini ver ve sonra çıkıp; “Ben verdim, ben” diye övün, bizler de açıklayalım…

Ethem Sancak adlı işadamı defalarca; “Bana Türk demeyin, ben Arabım. Bana Türk denilmesinden utanırım” demiştir.

Emine Erdoğan’ın hısmı olan Ethem Sancak, Emine Hanım gibi Arap’tır.

AKP zamanında servetine servet katan Sancak dün şunları söyledi;
“Bir Arap atasözü der ki, ‘Sana anam babam feda olsun’ ben de Erdoğan için diyorum ki ona, ‘anam- babam-eşim-çocuklarım feda olsun.”

Anasını, babasını, çocuklarını ve özellikle eşini, seçimle işbaşına gelmiş bir faniye feda eden birini demokratik bir rejimde ilk kez görüyoruz!

Ethem Sancak adlı Arap işadamına bir Türk Atasözü ile yanıt vermeden önce, TMSF’ den devraldığı BMC tesisleri ve 1,5 Milyar TL değerindeki arsasını niçin üzerine kayıt ettirmediğini ve ihaleden sonra BMC’ nin 608 Milyon liralık borcunu nasıl devletin üzerine yıkıldığını soralım!
O mensubu olarak gösterilmekten utandığın Türk Milletine anlat bunları.
Anlat, bak heyecanlı oluyor!

Gelelim Arap İşadamına söyleyeceğimiz atasözüne;
Filozof Bergamus der ki;

“Ey fani, nerede beleş oraya yerleş, derlerse de sakın inanma! Akşamdan yediğin hurmalar, 7 Haziran’dan sonra şafak sökünce poponu feci tırmalar…”

Ethem Sancak’a kim verdi bu malları kim? Sen verdin, sen…

 

Rifat Serdaroğlu

 

 

yorum

Yorumlar kapalı.