Ahmet Şık ve Diğer Gazeteciler

0

Ahmet Şık, zaten Şık biri. Duruşuyla, onuruyla, gazeteciliğiyle çok Şık biri!
Fakat bugüne kadar bu Şık delikanlıya yapılanlar o kadar çirkin ki!

Bu genç gazeteci ile yüz yüze tanışma imkânım olmadı.
Ülke meselelerinde elbette ki görüş farklılıklarımız var.
Fakat yazılarını, kitaplarını okudum, okurum.
Mahkeme ve tutukluluğu süresince Ahmet Şık’ı sürekli izledim. Eğilmedi, bükülmedi, teslim olmadı, dimdik durmasını bildi.

Hiçbir zaman Nedim Şener gibi olmadı!

Hüsnü Mahalli, Kadir Gürsel, Ahmet Şık gibi gazeteciler dikta özentisi ve anti demokratik iktidarlar tarafından hiç sevilmezler.

Çünkü bunlar doğruları yüksek sesle söylerler, yazarlar.
Bunlar “Haram Havuzundan beslenen haram yiyen gazeteciler” gibi kendilerini kullandırmazlar.
Bunları para ile satın alamazsınız. Emirle manşet attırıp, yazı yazdıramazsınız.
Bunları suçsuz, günahsız insanların üzerine saldırtamazsınız.
Hele bunlara, insanlara kara çaldırıp iftira attıramazsınız…

Halbuki, aklı başında ve çağdaş demokrasiye inanan yöneticiler, bu insanlar gibi doğru gazetecilerin üzerine titrerler, onları korurlar, kollarlar. Bu kişilerin sayılarının çoğalması için gayret sarf ederler…

Tüm bu vatanı seven, ülke bütünlüğünden ve demokrasiden yana olan tutuklu gazetecilere Rahmetli Aşık Hüdai’nin “Makbuldür” adlı şiirini gönderiyorum. Bu günler de geçecek, üzülmeyin!

Faydası olmayan bahardan yazdan
Yüce dağ başının kışı makbuldür,
Cahilin yaptığı sohbetten sözden
Âlimin hayâli düşü makbuldür!

Lokma yeme muhannetin elinden
Kurtulaman sonra acı dilinden,
Namertlerin kaymağından balından
Merdin kuru yavan aşı makbuldür!

Hüdai konuşur bir ince dilden
Hal ehli olmayan bilir mi halden,
Bilgisiz, görgüsüz, duygusuz kuldan
Ölülerin mezar taşı makbuldür!

 

Rifat Serdaroğlu, 30 Aralık 2016

yorum

Yorumlar kapalı.