1 Ortadoğu’da Kürtler Neden Önemlidir?

Ortadoğu’da Kürtler Neden Önemlidir?

0

PKK’nin neden bu kadar rahat hareket ettiğini ve neden istediği zaman başımızı ağrıttığını anlamak için:

i) 21. Yüzyılda da Ortadoğu’da bulunan enerji kaynaklarının dünya üretiminin ana motoru olduğunu kavramak (dünya kaynaklarının takriben %60’ı Ortadoğu’da, ancak son dönemlerde %50’lere düştüğünü iddia edenler de var!),

ii) Bu enerji kaynaklarını istediği gibi denetlemek/istediğine dağıtmak amacı ile ABD (AB)Rusya (İran)’ın bölgede her türlü oyun kuruculuğunu yüklendiğini, her türlü hile ve desiseye açık olduğunu bilmek,

iii) ama ABD ve Rusya’nın bölgede hasım oldukları kadar hısım oldukları bilincini de taşımak lazımdır.

***

Bugün size rakiplerin adeta karşılıklı müsabaka yaptıkları futbol sahası haline getirdikleri Suriye’nin “Sadece Suriye” olmadığını anlatmaya çalışacağım. Referanslarım tabii ki konunun esas uzmanlarıdır.

Meramımı baştan söyleyeyim:

Suriye alternatif enerji koridoru açmak veya buna engel olmak, engel olunamazsa ortak olmak isteyenlerin savaş alanıdır.

Bu savaşı anlamadan PKK’yı anlamak mümkün değildir.

***

Mezopotamya ve su

Yakın tarih:

2007’de Riyad’da yapılan Arap Zirvesi’ne Talabani ve Barzani ilk kez davet edildiler.Toplantıda Arap ülkelerinden çıkan enerji kaynaklarından olabildiğince Arap ülkelerinin tek başlarına nemalanması temennisi dile getirildi.

Limanlar, rafineriler, boru hatları mümkün olduğu kadar Arap ülkelerinde konumlanmalıydı. Bu çerçevede Akdeniz’e bir Suriye Limanı’ndan inme arayışı ilk kez ortaya atıldı. Bu konuda çeşitli dev petrol şirketleri ile istişareler yapıldı. (2007 yılı aynı zamanda IŞİD’in de kurulmaya başladığı yıldır.)

Öte yanda 2006-2009 arası AB ülkelerinin Rusya’nın Batı’ya gaz tedarik eden tek ülke olmasının siyasi risklerini algılamasına önayak olan gelişmelere sahne olmuştu. Bu yıllar aynı zamanda Batı’nın RTE’ye güvenini kaybetmeye başladığı yıllardır. RTE Türkiye’de palazlandıkça Sünni dünyada “Yeni Osmanlı’nın Halifesi” olma hayalini büyütüyordu. Bu hayal Batı’da “kontrolden çıkmak” olarak yorumlanmaya başladı. 2010’dan sonra“RTE’ye güven” iyice aşındı. 2013’de yerle yeksan oldu. Buna göre artık Türkiye’nin deOrtadoğu ile Akdeniz arasında tek enerji koridoru olması büyük risk taşımaya başlamıştı.

***

Şu anda Ortadoğu ne durumda? 

ABD-Türkiye İlişkileri:

Türkiye’nin uzun süre (2012-2015) IŞİD’e destek veren bir görüntü vermesi, (IŞİD’le belki de gizli yaptığı “Sünni İttifakı”), Türk siyasetçilerinin Kürtlere karşı hasmane tavrı ABD-Türkiye ilişkilerini çok yaraladı. Hem ABD, hem Türkiye açısından ortaya farklı ittifaklarve buna bağlı olarak da paylaşılmayan istihbarat operasyonları çıktı.

Ancak, sonunda ABD RTE’nin kolunu büktü (bunda bazı “dosyaların” rolü olduğuna inananlar var.) ve Türkiye “İncirlik Tezkeresi” ile diğer havalimanları ile birlikte İncirlik’i çok geniş yetkilerle ABD’ye teslim etti.

***

ABD’nin Kürtler ile ilişkisi:

ABD 2014 yılı sonunda Erbil’de bir Askeri Üs kurdu. Görünümde Üs, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne (KBY) ait. ABD sadece danışmanlık hizmeti veriyor. Ancak, Üs’sün bütçesini “KBY’ye borç” vererek ABD karşılıyor. Zaten Üs’sü Pentagon’un denetiminde ABD şirketleri inşa ettiler. Üs hazır olunca (2015 başı) ABD’li komutanlar “özel sözleşmeler” yaparak Peşmerge’ye eğitim vermeye başladılar.

2015 Mayıs’ında ABD Kongresi Irak’ta IŞİD’e karşı savaşmaya hazır Sünni ve Kürtlere 715 milyon dolar yardım kararı aldı. ABD’li eski komutanlar İŞİD’e karşı savaşacak hem Suriyelilere, hem Kürtlere hem eğitim, hem de geri planda destek verecekler. Geri planda destek verecek olan ABD’liler esasında eski “ABD Kara Kuvvetleri” taburları!

IŞİD’le savaşması için ABD ile tam bir müttefik olarak hareket eden YPG (Suriye Kürtleri), Peşmerge (Irak Kürtleri) ve PKK (Türkiye Kürtleri) burada eğitiliyorlar/eğitilecekler.

***

Bu arada çeşitli iddialara göre; eğer NATO ordusu, zaman zaman dile getirildiği gibi,Suriye’ye girecekse muhtemelen Türk Birlikleri namı altında Türkiye üzerinden girecek ve “Kürt Koridoru”ndan geçecek. Böyle bir durumda TSK rahatsız olmasın diye YPG’nin adı değiştirilecek ve “Kürt Kolordusu” veya “Peşmerge Ordusu” adını alacak.

***

Akdeniz’de kıyısı olmayan iki yeni Akdeniz ülkesi: Rusya ve İran!

Uzun zaman tam olarak ne yapacağına karar veremeyen Obama Suriye’de muazzam bir boşluk yarattı ve bu boşluğu Rusya doldurmaya başladı. İran zaten Al-Qouds Ordusu ile bir süredir Suriye’de ve muazzam bir saha bilgisine sahip.

İran Rusya’ya saha bilgisi ve lojistik destek verince Rusya Suriye hamlesine girişti.

Rusya 7 Eylül 2015’de füze başlığı taşıyan denizaltısını “Akdeniz Uluslararası Karasularında Tatbikat” adı altında İstanbul Boğazı’ndan geçirdi. Gemi 17 Eylül’de Suriye’ye vasıl oldu.

Bunun üzerine havayolunu kapatmak amacı ile ABD NATO’yu harekete geçirdi.Bulgaristan ve Türkiye hava sahalarını kapattılar. Ama Rus uçakları Hazar, İran, Irak hava sahaları üzerinden Şam’daki Mezze Askeri Üssü’ne indi. Getirilen kargolar Rusya’nınSuriye’de Lazkiye ve Banyas Limanları arasında kuracağı “Jableh Askeri Üssü” için malzeme taşıyordu. (Jableh Kıbrıs’ın Dipkarpaz bölgesinin tam doğusundadır, Rusyazaten 2014 başında Suriye Merkezi Hükümeti’nden Lazkiye-Banyas arasındaki 2000 kilometre karelik deniz sahasında petrol arama izni almıştı. Buna göre Rusya Suriye-Kıbrıs arasındaki karasularda petrol arama iznine sahiptir.)

Çeşitli kaynaklar Rusya’nın Suriye’ye MIL MI-28 (Havoc) helikopter, Mobil savaş odası, 4 adet savaş uçağı, bilinmeyen sayıda saldırı helikopteri getirdiğini iddia etmektedir. Yine bazı kaynaklar 18 Eylül gecesi Rusya’nın Halep-Humus otobanında İŞİD ile savaş başladığını bildirmektedir.

***

Sonuç:

Rusya ABD ve NATO’nun yarattığı boşluğu doldurarak Suriye üzerinden Akdeniz’e yerleşmiştir. 

Öte yanda zaten İran Doğalgaz Boru Hattı (SHIA Gas) Körfez’den gelip Bağdat’ın güneyine kadar inşa edilmişti. Şimdi bu hat Suriye’ye girerek Rusya ile işbirliği içindeAkdeniz’e (Lazkiye-Banyas arası) ulaşacak. Buna tek engel bölgede yerleşmeye çalışanIŞİD! Rusya da kendi oyununu oynamak için IŞİD’i bitirmek istiyor. (Bu bağlamda ABD ile işbirliği yapmak üzere görüşmeler yapıyor.)

Lazkiye-Banyas arası Suriye Devleti’nden tamamen kopmadan Rusya’nın kontrol ettiği özerk bir bölge haline gelebilir. Bu koridordan Irak-Kürt petrolü ile Irak-Kürt doğalgazı veİran doğalgazı dünyaya arz edilebilir. Zaten Esad Ailesi Lazkiye’yi bizzat yönetiyor. Özerk Bölge Arap, Yezidi ve Türkmenlerin ortak alanı olabilir.

Rusya bu doğalgaz hattını da kontrol ederse AB yine Rusya’ya bağımlı kalacaktır.

Rusya çok akıllı bir hamle yapmış durumda.

Artık Rusya da; Ortadoğu’da ABD ve diğer enerji şirketleri ile pazarlık yapma şansını yakalıyor.

Ortadoğu’nun enerji kaynaklarını ortak pazarlayabilirler.

Rusya bölgede öyle uzun vadeli planlar yaptı ki İsrail ile de yakınlaşıyor. Netanyahu 21 Eylül’de Moskova’da.

Obama da alel acele Netanyahu’yu ABD’ye davet etti.

Putin Akdeniz’deki İsrail Gaz Sahalarını İsrail’in düşmanı Hizbullah ve diğer tehlikelere karşı korumaya hazır olduğunu dünyaya ilan etti, İsrail ABD’den yeterli destek görmediğine inandığı “İran Meselesi”nde Putin’den yardım alabilir.

***

Bu arada Türkiye ne yapıyor?

RTE ve AD sayesinde avucunu yalıyor!

Kendi PKK terörü derdinde!

Yukarıda tarif etmeye çalıştığım “satranç oyunları” kurulurken ve taraflar “enerji koridorları savaşları” verirken, RTE kendi ifadesi ile de doğruladığı gibi, enerji savaşlarına katılmak yerine PKK’yı besledi.

“Çözüm süreci içerisinde valilerimiz verdiğimiz talimat doğrultusunda şu andaki gibi operasyonlara girmiyordu. Belki kendilerine çeki düzen verirler diye. (PKK) Bunun ardında bir hazırlık safhasına girdiler.”

RTE “Çözüm Süreci” sırasında, Şubat 2010- Emasya Protokolü’ne dayanarak, TSK’nin PKK’ya operasyon yapmak için valilerden izin alması zorunluluğunu getirmiştir.

Valilere de izin vermemeleri için sözlü talimat vermiştir.

Bunun içindir ki PKK’ya karşı dönem sırasında talep edilen 290 adet operasyon yapma izninin sadece 8’i (%2’si) -o da küçük çaplı- kabul görmüştür.

Teröre karşı en hassas illerden Şırnak’ta 110, Hakkari’de 100 ve Tunceli’de 80 izin talebi gelmiştir.

“Çözüm Süreci” sırasında hassas bölgelerde güvenlik ve adalet PKK tarafından temin edilmiştir. Hassas şehirlerin tamamen PKK tarafından yönetilmesini RTE’nin emri ile valiler sadece seyretmiştir. O şehirlerde TC yok hükmüne indirgenmiştir.

***

Yukarıda resmetmeye çalıştığım “Ortadoğu’da Enerji Koridorları Oyunu”nda tümü Kürt unsurları olan Peşmerge-PKK-PYD’nin rolü ve kimin müttefiki olduğu ayan beyan bellidir!

Ben de (eski) Başbakan RTE’ye soruyorum:

Tamam:

Valilere “eylemsizlik emri” verdiğini artık açıkça itiraf ediyorsun.

PKK’ya göz yumman için emri sana kim verdi?

——

Not: Ortadoğu’da gerçekte neler olduğu ile ilgilenenler kara_korsan@herongoruntusu twitter adresini takip etsinler.

 

Cüneyt Ülsever , 21 Eylül 2015

 

yorum

Yorumlar kapalı.