Müfredat

0

Müfredat. Yani türkçesiyle ders programı. Yani kısaca yaz boz tahtası.

Yok yeni programda cihat öğretilecekmiş, ama cihat nefse hakim olabilme de demekmiş, yok Atatürk ilkelerinin içi boşaltılacakmış… Bunlar işin çerez kısmı.

Bak Ak Parti’li kardeşim, bunlar bana karşı yapılmış bir şey değil, sana karşı uygulanan bir program, sana kurulmuş bilinçli tuzak.

Milli Eğitim Bakanlığı buna niçin gerek gördü? Dinimizi biraz daha iyi öğrenelim veya başı bağlı bacım biraz daha rahat gezinsin, okusun diye mi? Alakası yok; master plan, yani ana amaç tamamen değişik: Ak Parti seçmenlerinin uyanmamasını sağlamak!

Ak Parti’yi cidden rahatsız eden şey, gözlemlediği ve kendisini tedirgen eden unsur, seçmen kitlesinin zaman içinde, günlük gelişmelerden veya hükümet politikasından bağımsız olarak aşınması, erozyona uğraması.

Birçok seçim bölgesinde yapılan araştırmanın sonucu hep aynı: geleneksel Ak Parti seçmeninin çocukları okudukça, eğitim seviyeleri yükseldikçe Ak Parti oy oranı düşüyor. Aynı şekilde, yoğun göç almış büyükşehir seçim bölgelerinde ilk başta ezici çoğunluğu olan Ak Parti’nin oyları, bu bölgeler bulunduklari yerin kültürüne alıştıkça, adapte oldukça geriliyor.

Çare, bu seçmen kitlesini eski yapısında tutabilmek, oy deposu olarak kalmasını sağlayabilmek için de bu kütlenin çocuklarının eğitim seviyesini törpülemek. Bilinçli olarak cahil diplomalı yetiştirmek.

Sana göre Türkiye’de imam açığı mı vardı da birçok lise imam hatip okuluna çevrildi? Türkiye’de toplam 86.800, yalnız İstanbul’da 3.320 cami var. 2005 ilâ 2015 arasında her yıl ortalama 1.000 cami açılmış. Çoğu boş. Cuma namazında bile dolmuyor. Bu imam hatiplerin amacı senin çocuklarının başka okullara gitmesini engellemek.

Merak ediyorsan kendin bak, Ak Parti milletvekillerinden kaçı kendi çocuklarını imam hatibe yazdırmış? Birkaç istisna dışında bulamazsın, adam senin cahil kalmanı istiyor, kendi çocuğunun değil.

Ak Parti’nin yaptırdığı bir araştırma daha var. Cumhuriyet değerlerinin farkında olan ailelerin çocukları imam hatibe gitseler bile bu değerlerden ayrılmıyorlar, genelde anne ve babalarının kültür seviyesine rahatça ulaşıyorlar. Yani benim için üzülmene gerek yok, benim çocuklarım seninkilerden daha kolay iş bulacaklar, daha iyi yaşayacaklar.

Ak Parti bunun farkında. Söyledikleri şey, bu cumhuriyetçi kesimi ikna etmeye, bizim tornadan geçirmeye çalışmanın bir anlamı yok, maya tutmuyor. Yapılması gereken şey bizim seçmenimizin bu tarafa kaymasını engellemek.

Bu varsayım veya dedikodu değil, Ak Parti kurmayları arasında tartışılmış bir konu. Dolayısı ile daha kolay anlaşılır şekli ile tekrar söyleyeyim: hedefledikleri şey senin çocuğunun cahil kalması, fazla düşünmeden oyunu ampule basanlardan olması.

Baksana, adam çıkmış “cihat bilmeyen çocuğa matematik öğretmek bir işe yaramaz” diyor! Bak dostum, senin çocuk matematik öğrenmezse bırak doktor veya mühendis olmayı, şansı varsa kaynakçı, tekstil işçisi, kaportacı olur, düz memur bile olamaz.

Bunların yapmak istedikleri eğitimsiz sürü yaratmak. Bunu benimle yapamayacakları için de Ak Parti seçmenlerine bunları allayıp pullayıp sunmak, senin uyanmamanı sağlamak.

Bunun için müfredat değiştirmek, okulları imam hatibe çevirmek yeterli olmuyor; çocuklar okul dışında yine başka şeyler görüyor, istiyorlar. Bunları bir tarafa toplayıp beyinlerini yıkamak lazım. Geçenlerde bir kanun çıkardılar, devlet arazilerini seçtikleri eğitim vakıflarına 49 yıllığına ücretsiz tahsis edebilecekler. Ve bu bilgiler kamu ile paylaşılmayacak, denetimi yapılmayacak! Yani hangi vakfa hangi arazi verildi, kimse öğrenemeyecek!

Başka bir deyimle Bilal Erdoğan’ın vakfi TÜRGEV parsayı toplayacak, bol bol yurt yapacak, sizin çocukları buraya toplayacak, siz de ona minnet duyacaksınız. Gülen yurtlarından ağızları yanmıştı, Erdoğan bu beyin yıkama operasyonunda başkalarına güvenemiyor, şimdi bunu ailecek yapacak!

Bak Ak Parti’li kardeşim. Oyun senin, çocuk senin. Senin çocuklar yarın benimkilerin şöförü, işçisi, garsonu olursa kaderine kızma, isyan etme, kabahati başkasında arama. Babam memurdu, ben daha kötü şartlarda parasız yatılı okudum. Buna sosyal gelişme deniliyordu, sana şimdi asansörü yasaklayıp basamakları çürük merdiveni gösteriyorlar.

Çocuğuna değil, çocuğunu okutmak da biraz senin işin olsun.

 

İbrahim Çakıroğlu

yorum

Yorumlar kapalı.