Sivil Toplum Örgütü mü,

Gizli Istihbarat Teskilati mi?

 

Sovyetler Birligi'nde marksist ekonominin 1980'lerin baslarindan itibaren çökmesi, açiklik ve yenilenme politikalarinin da sonucu olarak Sovyetler Birligi 1991'de bilfiil dagildi. Ekonomik ve sosyal sistemin çöktügü Sovyetler sonrasi toplumlar da NGO'lar için olaganüstü genis bir çalisma alani yaratti. NGO'lar ansiklopedik manada kar amaci gütmeyen ve devlet kökenli olmayan kuruluslardir. Çalisma alanlari teknolojik danismanliktan insan haklari savunuculuguna, medya kuruluslarinin egitilmesi ve demokrasiye hazirlanmasindan çevre kirliligi ile savasmaya kadar çok genis bir alana yayilmistir. Bu manada NGO'lar toplumlarin demokratiklesmelerine ve halk içindeki inisiyatifin organize edilip yine toplum yararina çalismalara çevrilmesine yardimci olmaktadirlar. Tüm dünyada taninan NGO'lara örnek olarak Birlesmis Milletler, Amnesty International ve Greenpeace verilebilir. Fakat sakin hayalperestlige kapilip NGO'larin sadece dünya barisi, ekonomik ve sosyal gelisim için çalistiklarini düsünmeyin. NGO'lar uluslarasi iliskilerde düsünülenden çok daha karmasik siyasi entrikalar için kullanilabiliyorlar. Gelin birlikte izleyelim:

Sovyetler Sonrasi Tabloda Amerika'nin Dis Siyaseti

Clinton yönetiminin dis siyasetinin en belirgin özelligi demokrasinin dünya çapinda etki alaninin genisletilmesi olarak belirlenmistir. Bu resmi açiklamanin ardinda Bati dünyasinin demokrasi degerlerinin ve toplumsal yasayisinin yayilmasi, bunun etkisi ile de siyasi ve ekonomik gücün genisletilmesi yatmaktadir. Clinton hükümetinin sözünü ettigim dis siyaset anlayisi (Bush hükümetinin dis siyaset anlayisi daha farkli degildi.) 1991'den bu yana Rusya'da Boris Yeltsin'in siyasi geleceginin garantiye alinmasina ve demokratik-ekonomik reformlarini uygulamaya koymasina destek olmustur.

Su anda tüm Sovyet sonrasi Orta Asya ve Kafkasya devletlerinde eski komünist ileri gelenleri iktidari ellerinde bulundurmaktadirlar. Demokratik sartlar çok da güllük-gülistanlik bir durumda degildir. Clinton Yönetimi ne Yeltsin'in Çeçenistan'da giristigi savasa, ne Kazakistan'da Nazarbayev'in demir iktidarini kuvvetlendirmesine ne de Ermenistan'da Levon Per-Tosyan'in son seçimleri manipule etmis olmasi dedikodularina sesini çikarmamistir. Anlasilan demokrasi ugruna izlenen politika bazi istisnai durumlarda farkli uygulamalar yaptirabilmektedir.

Ikinci Clinton dönemine gelindiginde yeni Disisleri Bakani Bayan Albright demokrasinin yayilmasi için çalismaya devam edeceklerini bu yayilmaya da ilk olarak Nato'nun genislemesi ile baslayacaklarini ilan etmis durumda. II.Clinton dönemi bir öncekinin daha kararli ve keskin devami olacaktir. Yeniden seçilemeyecek olan Clinton'un seçim kaygisi olmayacagindan (ABD anayasasi yeniden seçilmesine izin vermiyor!) dis siyasetinde daha bagimsiz ve kararli davranmasi beklenmelidir. Fakat bu kararlilik Sovyetler sonrasi devletlerdeki stabilite taraftari ama demokrasi karsiti hükümetleri desteklemek manasina gelmektedir. Onlari desteklemek de 1991'den bu yana devam eden bu ülkelerdeki yeralti kaynaklarinin uluslararasi bir pazarda paylasilmasi, ilk plandaki büyük yatirimlarin baslatilabilmesi ve özellestirmelerden büyük paylar alinmasina yardim etmektedir. Hükümetler ile iyi iliskiler içinde olmak hem iç hem de dis kaynakli yatirimcilar için beynelminel bir kaidedir. Peki bu tabloda Amerikan hükümetinin demokrasinin yayilmasina olan kararliligi ne manada kullanilmistir?

Amerika'nin Kafkaslar ve Azerbaycan Siyaseti

1992 senesinde Baskan Bush döneminde Sovyet sonrasi devletlerin gelisimi ve Bati dünyasina entegrasyonunun hizlandirilmasi için Amerikan Kongresi Senatosu'nda bir kanun yürürlüge alinmistir. "Freedom Support Act - S.2532;P.L. 102-511" isimli bu kanun ile bu devletlere insani yardim, demokratiklesme, serbest pazar ekonomilerinin gelistirilmesi, ticaret ve yatirimin desteklenmesi gibi konularda maddi yardim öngörülmüstür. Bu kanun maddesi araciligi ile Amerikan Kongresi o tarihten bu yana milyarlarca dolarlik ekonomik yardimi Avrasya devletlerine akitmistir.

Kafkaslara baktigimizda karsimiza daha da çeliskili bir tablo çikmaktadir. 1980'lerin ortalarindan beri süren Ermeni-Azeri anlasmazliginin sicak temasa dönüsmesi ardindan Amerika tamamen Azerbaycan karsiti bir siyaset uygulamistir. Yukarida sözünü ettigim "Freedom Support Act" Sovyet sonrasi devletlerine destek vermek için düsünülmüsken ayni kanuna eklenen "Resolution 907" maddesi ile ABD'nin Azerbaycan'a yardim yapmasi kesilmistir. Bu ambargonun kesilmesi de Azerbaycan'in Ermenistan'a uyguladigi ambargoyu kesmesi ön sartina baglanmistir. "Resolution 907"nin arkasinda Senatör Dole'un ve Washington'daki güçlü Ermeni Lobisi'nin bulundugu neredeyse resmi bir gerçektir. Azerbaycan'in savastigi ve topraklarinin üçte birini elinde tutan düsmani Ermenistan'a karsi ambargo uygulamamasi beklenemeyecek bir tutumdur. Burada Amerika'nin dis siyaseti birkaç siyasetçinin Ermeni lobisine yaranma çabalarina kurban edilmistir.

Azerbaycan'in jeopolitik önemi ve petrol zenginligi Amerika tarafindan da (devlet ve özel sirketler) dikkate alinmis durumdadir. Azeri Petrolü'nün ömrü 50 senenin üzerindedir ve bu da 100 ila 200 milyar dolarlik bir potansiyel demektir.

"Resolution 907" gerçegi altinda yasanan son yillarda Amerikan Hükümeti Azerbaycan Devletine yardim yapamamasindan dolayi farkli yollar aramak durumunda kalmistir. Demokrasilerde çözümlerin tükenmedigi bu durumda da Amerikan Hükümetinin aklina demokrasilerin ilerlemesi ile ortaya çikan sivil toplum örgütlerinin geldigini görüyoruz.

Devletlerin Giremedigi Yerde Devlet Destekli "Hükümet Disi Örgütler"

Ermeni lobisinin etkisi ile Azerbaycan'a devlet yardiminin kesilmesinden bu yana Amerikan kökenli NGO'larin bu ülkede çogaldigini görüyoruz. NGO'lar araciligi ile Azerbaycan'a son senelerde yaklasik 90 milyon dolar yardimin girdigini söylenmektedir. Bu kaynak insani yardim disinda medyanin güçlendirilmesi, sivil toplum örgütlerinin kurulmasi ve muhalefetteki parti ve kuvvetlerin de desteklenmesi için harcanmistir. Bunu anlamak için Aliyev rejimine kritik bakan basin kuruluslarinin teçhizati ve elemanlarinin Azerbaycan'da, Avrupa ile Amerika'da aldiklari egitim örnek gösterilebilir.

Azerbaycan'da faaliyet gösteren Amerika kökenli NGO'lar Amerikan hükümetinden destek almaktadirlar. Proje uygulamasi üzerine uzmanlasmis NGO'larin gerekli olan maddi kaynaklarini üyelik ayidatlarindan finanse etmeleri gerçekçi bir beklenti olamaz. Bunun için devletlerin daha genis olan imkanlari gerekmektedir. Kisacasi Azerbaycan'daki Amerika kökenli NGO'lar Amerikan Kongresi ve hükümeti ile baglantilidirlar.

Kafkaslarda Degisken NGO Siyaseti

NGO'lar araciligi ile Azerbaycan'a akitilan yardimin sadece ülkedeki Aliyev muhalifi kuvvetler için kullanilmasi diger ülkelerde uygulanan NGO siyasetinden farkli bir durum teskil ediyor. Diger Kafkasya ülkelerinde (Gürcistan ve Ermenistan) NGO'larin hükümet ile çok yakin iliskide bulunduklarini görmekteyiz. Hatta NGO'lar bu ülkelerde parlamento üyelerinin egitilmesi, anayasa degisiklikleri ve demokratiklesme gibi konularda danismanlik servisi gibi hizmetler vermektedirler.

Azerbaycan Devlet Baskani Aliyev'in muhalefetteyken Nahçevan'da NGO'lar tarafindan yardim aldigi söylentisini göz önünde bulundurursak hangi hükümet gelirse gelsin Azerbaycan'da muhalefette olanin pastadan en büyük payi aldigi saptamasi yapilabilir. Peki Gürcistan'da ve Ermenistan'da hükümet ile yakin iliskide çalisan Amerika kökenli NGO'lar neden Azerbaycan'da farkli bir tutum sergiliyorlar?

Bu saptamalardan sonra ister istemez; "Azerbaycan'in zengin dogal kaynaklari gözönünde bulunduruldugunda ülkenin zayif tutulmak istenmesi diye bir durum söz konusu olabilir mi?" sorusu geliyor akla...

Sivil Toplum Örgütü mü, Gizli Istihbarat Servisi mi?

Sundugum analiz esliginde NGO'larin devletlerden sadece kismen bagimsiz olduklari Azerbaycan örneginde görülmektedir. NGO'larin bir kismi yabanci ülkelere girislerinin kolayligindan dolayi devletler tarafindan siyasi-ekonomik amaçlar için kullanilmaktadirlar. Körfez Savasi'ndan sonra Kuzey Irak'ta gelisen devlet-benzeri bürokratik yapinin Amerikan ve Avrupa kökenli NGO'lar yardimi ile gerçeklestirildigi bilinmektedir. Birlesmis Milletler'in karari ile Irak'a uygulanan ambargo sadece insani yardimi öngörmekteydi. Peki Kuzey Irak'ta tarim, hayvancilik, saglik, egitim, iskan, altyapi, enerji ve daha birçok konuda çalisma yapan 26 yerel ve 69 tane de yabanci NGO ne amaçla bu bölgede bulunmaktadirlar? (Mayis 1996 verileri). Ve 1996 yili Eylül ayinda Türkiye'nin bölge üstündeki etkisini güçlendirmesi ile NGO'larin önemli bir kisminin (özellikle de Amerikan kökenlilerin) bölgeden çekilmeleri nasil açiklanabilir?

Bu yaziyi Amerika'yi kendi emelleri için herseyi yapan bir seytan ülke görünümüne sokmak için yazmadigimi söylemeliyim. Dikkatinizi çekmek istedigim nokta demokrasi ve sivil toplum adina NGO'larin kismen devletlerce kullanildigidir. Amerika örnegi üzerinde yaptigim saptamalar bazi Avrupa NGO'lari için de geçerli olabilir. Uluslararasi iliskilerde devletler düsünüldügünden çok daha acimasiz davranmaktadirlar. Bu da tarihi bir gerçek olmakla beraber sanirim tüm devletler için hayatta kalmanin yegane sartindan biri olarak geçerliligini koruyor.

Yunanli NGO'larin Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'ndeki halka Latin alfabesinde basilmis Lazca (Anadolu Rum Dili) kitaplar dagitmalari kültür mirasinin korunmasi için mi, yoksa Yunan etkisinin canli tutulmasi için mi yapilmaktadir? Buna sizler karar verin.

Türkiye en kisa zamanda kendi NGO'larini profesyonellestirmeli, Kafkaslarda ve Orta Asya'daki etki alanini sivil toplum örgütleri ile genisletmeli ve etkili kilmalidir.

 

Mehmet Binay

20 Subat 1997

Frankfurt a.M.

 

Kaynakça:

Thomas Goltz, 1996: Oil and Society Don't Mix, WarReport - Building Civil Society on the Caucasus, Institute of War and Peace, London.

Thomas Carothers, 1997: Democracy without illusions, Foreign Affairs.

Jim Nichol, 1997: Transcaucasus Newly Independent States: Political Developments and Implications for U.S. Interests, Foreign Affairs and National Defense Division (Congressional Research Service for the U.S. Congress), Washington D.C.

 

©COPYRIGHT 1997 TURKIYE NET (Her hakki saklidir).

 BÜYÜTEÇ Arsivi