1 Dışı Benim İçi Senin

Dışı Benim İçi Senin

0

 

Uzun Adam, Kısa Adam’a seslendi;
“Bana bak, sen içerdekilerle uğraş! Boyun posun ne ki dışardakilerle uğraşasın!
Sen içerisini tut, dışarıyı bana bırak. Ben bunları çözdüm. Yalandan bağırıp efeleniyorum, sonradan yan yana geldiğimizde “Emret patron” diyorum, ne derlerse yapıyorum, iş bitiyor.

Yani dışı benim, içi senin. Aynen eti benim, kemiği de benim (Doğrusu böyle miydi yahu, yoksa kemik kısmı onun mu idi) olayında olduğu gibi!

Bak Kısa, sana bazı olayları hatırlatayım, beni örnek al, başın ağrımasın!
-2002 yılında iktidar olunca, Cemaati devlete sokan kim? Ben tabii ki!
-12 yıl boyunca Cemaatin elemanlarını Yargıya-Emniyete-İdareye yerleştiren kim? Ben tabii ki!
-Bunları kullanıp, düzmece belgelerle Türk Ordusu Komuta Heyetini felç ettiren kim? Ben tabii ki!
-Bunları kullanıp, muhtemel siyasi rakiplerimi zindana attırtan kim? Ben tabii ki!
-Ne istediler de vermedim ki, diyen kim? Ben tabii ki!
-Bunlar 17/25 Aralık’ta Yolsuzluk-Hırsızlık-Rüşvet operasyonu yaptılar. Sözüm ona bizim balonumuzu patlattılar. Sonuç ne oldu?
*Bir PAPALEL masalı tutturdum, adamlar perişan oldu. Hırsızlar serbest kaldı, polisler hapse atıldı.
Şimdi söyle bana, millet kimi suçlu sanıyor? Tabii ki Paralelcileri…

-Demokrasinin nimetlerinden yararlanıp, tek başına iktidar olan kim?
Ben tabii ki!
-Kuvvetler Ayrılığı, demokrasinin önünde engeldir, diyen kim? Ben tabii ki!
-Parti içi demokrasiyi rafa kaldıran kim? Ben tabii ki!
-Parlamentonun denetim yetkisini tırpanlayan kim? Ben tabii ki!
-Devletin denetim kurumlarının ümüğünü sıkan kim? Ben tabii ki!
-13 senede, dünyanın en zengin siyasetçileri arasına giren kim? Ben tabii ki!
*Tüm bunlara rağmen, “Bizim Allah’tan başka kimseye verecek hesabımız yoktur. Biz ancak o’na hesap veririz” deyip, halktan oy alan kim?
Kim olacak Keri zekâlı, tabii ki ben!

-Cumhuriyet dönemini “Zulüm Dönemi” diye adlandıran kim? Ben tabii ki!
-Ne Mutlu Türküm Diyene, yazılarını kaldırtan kim? Ben tabii ki!
-Türk Devletine “İnkârcı-Asimilasyoncu-Retçi-İşkenceci diyen kim? Ben tabii ki!
-Bunları başka söyleyen kim? Öcalan tabii ki!
-PKK bir Terör örgütüdür, diyen kim? Ben tabii ki?
-PKK ile görüştüğümüzü söyleyen şerefsizdir, diyen kim? Ben tabii ki!
-PKK ile Oslo’da ve İmralı’da görüşme emrini veren kim? Ben tabii ki!
-PKK hamisi Barzani’ye “Onur Konuğu” payesi veren kim? Ben tabii ki!
-Nevruz’da Diyarbakır’da vatan hainleri ile kol kola giren kim? Ben tabii ki?

*Tüm bunlara rağmen, “Tek Bayrak, Tek Devlet, Tek Vatan, Tek Dil” diye tek ayaküstünde yeminler eden kim? A Hegel-Gazali karışımı, kim olacak?
Ben tabii ki!

-IŞİD’çilere, bunlar “Terör Örgütü” diyemeyen kim? Ben tabii ki!
-Musul Başkonsolosuna “Karşı çıkmayın, IŞİD bizdendir” diyen kim? Ben tabii ki!
-IŞİD’e para-silah yardımı yapan kim? Yabancı basına göre benmişim tabii ki!
-Irak’taki Türkmenler için parmağını kıpırdatmayan kim? Benim tabii ki, çünkü parmağım ağrıyor!
-Birleşmiş Milletlerde “IŞİD terör örgütüdür” diyen kim? Benim tabii ki!

*TBMM’ne teskere göndertip, ne yapacağı belli olmayan kim?
A Fidan boylum, kim olacak? Ben tabii ki!

Değerli Okurlar;
Cumhuriyet Tarihine dikkatlice bakınca, başımıza bela olan her olayda, her silahlı kalkışmada iki grubu beraber görürsünüz. Din istismarcıları yobazlar ve Kürtçü-Bölücü hainler.
Bunlar açıkça konuşmayı da, mertçe dövüşmeyi de bilmezler. Her işleri tuzak ve kalleşlik üzerinedir. Bir dedikleri, bir dediklerini tutmaz.
Menfaatleri için babaları dâhil, her şeyi satarlar.
Örnek verelim mi?

-Daha düne kadar, Beşar Esad’ da, babası Hafız Esad’da Kürtçü-Bölücü takımının en has adamları idiler. Çünkü Öcalan denen cani Suriye’de bunlar tarafından barındırılıp, korunuyordu. Esad Ailesi o zaman PKK’nın ve Kürtçülerin “Demokrat Dostları” idiler. Ne zaman ki Hafız Esad, Türkiye’nin bastırmasıyla Öcalan’ı sınır dışı etti, Esad halkına zulmeden diktatör ilan edildi.
-Birkaç sene evvel, Erdoğan ve Esad birbirlerini “Kardeş” ilan etmişlerdi. Ailece sohbetler, beraberce deniz ve tekne sefaları, müşterek Bakanlar Kurulu toplantıları, karşılıklı vizeleri kaldırmalar yaşandı.
Ne zaman ki Esad, Müslüman Kardeşler, El-Kaide ve onun türevleri olan El-Nusra, IŞİD gibi dinci örgütleri Suriye’den kovalamaya ve onlarla savaşmaya başladı, kırk yıllık Esad, oldu size ESED!

-IŞİD belası, 2014 Haziran ayında çoğu Avşar Türklerinden olan Türkmenleri, Telafer’ de kesip öldürürken, Sİ EN EN Kürt Televizyonunun hiç program yaptığını, Türkiye’deki Kürtçülerden, Kuzey Irak’taki Kürtlerden, “Bizler kardeşiz, Türkmen kardeşlerimizi kurtaralım” diye tek bir beyanat duydunuz mu?
Aksine, Türkmenler ölürken “oh, Türkmenler ölsün nasılsa yerleri bize kalır”
denmedi mi?

-Şimdi Türk Devletinden, Türk Ordusundan yardım dilenen Kürtçü-Bölücülerin,
Barzani KERKÜK’te nüfus dairelerini talan ederken, Türkmenleri öldürüp göçe zorlarken, ırzlarına-mallarına el koyarken, “Biz kardeşiz, kardeşçe yaşamalıyız” dediklerini duydunuz mu?

-PKK Narko-Terör çetesi, kundaktaki bebeleri-gelinleri-dedeleri öldürürken, bugün televizyonlardan inmeyen pis suratlı adamlardan bir kez olsun;
“Durun ne yapıyorsunuz, biz kardeşiz” lafını duydunuz mu?
Allah rızası için böyle bir söz işittiniz mi?

Bu sözler acı gelecek biliyorum ama gerçeğin kendisi maalesef böyledir.
Şu an dahi, hem Türk Askerinden yardım isteyip de, Türkiye’de Asker-Polis öldürmeyi, çocuklarımızın okullarını yakmayı, Türk Bayrağına hakaret etme yüzsüzlüğünü, bize kim izah edecek, kim?

Şimdi sen söyle bakalım Uzun Adam;
İçi de dışı da senin mi, yoksa eşbaşkanı olduğun kumpanyanın mı?

Sağlık ve başarı dileklerimle,
02 Ekim 2014
Rifat Serdaroğlu
 

 

yorum

Yorumlar kapalı.