Ben de sizdenim abiiii, AK Partiliyiiiim beeeen!

0

Havanın pusu halkın gönlü ile müsemma sanki; ürkek, kararsız, kaygılı…

İstanbul’un en güzel apartmanının önünden geçiyorum sabah sabah: İzmir Palas…

Özgürlük alanlarımızı dört duvara tıkıştırıp, onun sembol rengi ‘gri’yi yepyeni bir yaşam biçimi gibi bizlere sunan istilacı zihniyete inat varlığını fütursuzca koruyan o dingin, enfes bahçesini çepeçevre sarmış zarif ferforje istinad çitlerinin üzerinde boy gösteren mor erguvanlar, hafif rüzgarın etkisiyle zarifçe salınıyorlar.

Sol tarafta aynı meşum zihniyetin sinekten yağ çıkaran, kar güdümlü iştiraki İspark, aslında her zerresiyle bizlere ait olması gereken güzelim caddeyi son model otomobillere parsel parsel kiralıyor; saati 6 lira, lakin günün bu saatinde bile lebalep dolu…

Trafik tıkanıyor aniden, oysa yol boş ve müsait görünüyor…

İleriye doğru bir göz atıyorum. 15-20 metre ötemde ikinci şeridi işgal etmiş bir Polis doblosu kırmızı-mavi ışıkları yanık olmasına rağmen durmuş…

İçinden iki genç polis iniyor, taş çatlasa yirmibeşinde yaşça büyük olanı…

Hırpani kılıklı, saçı başı dağılmış, dal gibi incecik bir ayyaşı arabaya tıkıştırmaya çalışıyorlar…

Adamcağız bağırıyor: “Ben de sizdenim abiiii, AK Partiliyiiiim beeeen, Tayyib’in yoluna ölürüm abiiii, bırakın abi beniiii, ben de sizdeniiiiim”…

Şu sürekli tekrarlanan “ben de sizdenim” lafı bir başka çınlıyor pusun içinde, 12 yıllık kerameti kendinden menkul bir zihniyetin bu en yalın, en çıplak ifşası zavallı beynimde biteviye yankılanıyor…

Polisler çok ses etmiyorlar yakarışlara, öyle pek fazla itip kakmıyorlar da adamı, belki de acıyorlar, ancak en nihayetinde arabaya tıkıp uzaklaşıyorlar.

Trafik açılıyor, biz şehirliler yolumuza devam ediyoruz.

Şahitlerden ancak birkaç tanesinin akşam sofralarına kısacık bir muhabbet mezesi olmaktan öteye gitmeyecek olan bu epik sahne, diğerlerinin zihninde sadece 30 saniye içerisinde ebediyyen unutulmaya mahkumdur, biliyorum.

Ancak bende el birliğiyle yarattığımız bir Frankeştayn’ın ruhlarımıza saçtığı yoğun dehşet ve korkunun sembollerinde biri olarak kalacak…

Unutmayacağım!

 

Daryo Beskinazi, 5 Nisan 2014

 

yorum

Yorumlar kapalı.