. . .
. .
Avrupa-Turkiye Karsilastirmasi: Bir Cok Yonden

Sevgili okurlar, bu hafta sizlerin karsisina farkli bir konu ile cikmak istedim. Aslinda bu farkli konuyu yazmam, Calistigim sirketin gecen hafta icinde, Fransa'nin baskenti Paris'teki bir toplantisi vesilesi ile oldu. Acikcasi yurtdisina bir kisa gezi yapmis her Turk gibi orasiyla burasini karsilastiracagim. Ama bunu yaparken olaya profesyonel acidan yaklasmaya calisacagim.

Geziyi anlatirken bazi noktalarda karsilastirma yapacagim. Geziye baslamadan once Fransa ve Paris ile ilgili bilgi toplamaya koyuldum. Hem Internet vasitasi hem de daha once buralara gitmis arkadaslarimdan bilgi aldim. Bu asamada karsilastigim en ilginc durum, Fransizlarin Ingilizce bildikleri halde konusmak istemedikleri yonundeki anlatimlardi. Herkes bir kac kelime Fransizca ogrenmemin iyi olacagini, ya da "ozur dilerim bayim" gibi sozlerle konusmaya Fransizca girip Ingilizce devam etmemin isimi kolaylastiracagini soyledi. Panik icinde bir pratik Fransizca konusma kilavuzu alip bir kac c FCmle ogrenmeye calistim. Hemen belirteyim ki ogrendigim iki cumle Fransizca'ya hic ihtiyacim olmadi. Fransizlar degismis, sordugum tum Ingilizce sorulara cevap aldim. Buradan ben su sonucu cikariyorum. Daha once bu davranista bulunan Fransizlar degismisler. Muhtemelen bu degisimin nedeni, Fransa'ya gelen turistlerin buyuk cogunlugunun Ingilizce bilmesinden ve Paris-Londra arasindaki tren hatti dolayisiyla iki tarafli
gecislerin cok olmasindan kaynaklaniyor. Yani mantik galip cikmis ve Fransizlar inatlarindan vazgecmisler. Turkiye'de gelen turistlere yardimci olmak icin kendimizi paralayisimiz aklima geldi. "Turizm, dumansiz sanayidir" sozuyle birlikte, iki kelime yabanci dil bilen herkes turistlere yardimci olmaya calisir.
Havaalaninda pasaport kontrolde ilginc bir durumda karsilastim, gorevli ilk kez mi geldigimi sordu evet diyince niye geldigimi sordu. Ben de toplanti olayini anlattim ve toplanti ile ilgili olarak sirketin Paris ofosinden gelen emailin print edilmis halini gosterdim hemen pasaportu onayladi. Beyan edilen her belgeye guvenmeleri bana pek profesyonelce gelmedi. Turkiye'de bu konuda daha dikkatli davraniyoruz sanirim. Belki de bizdeki uygulama yanlistir bunu tartismak gerek.

Trafik konusunda sikayetci olan her Istanbullu gibi, Paris'in trafik sistemine ve toplu tasim sistemine ozellikle metrosuna deginmeden gecemeyecegim. Fransizlarin cok sabirsiz insanlar oldugunu duymustum ama trafikte cok sabirli oldujklarini ve isik ihlalinden kacindiklarini gordum. Bunun sadece ceza yoluyla oldugunu zannetmiyorum. Sanirim insanlar trafik kurallarina uymamakla kazanilan zamanin, uyarak kaybedilen zamandan daha degerli olmadigi konusunda bilinclendirilmisler. Bu yalnizca bir egitim sorunu da degil, olaya profesyonelce bir yaklasim gostermektir. Profesyonel insan oyunu kurallarina gore oynar. Parisli soforleri de bu konuda profesyonel buldugumu belirtmek isterim. bizde ise cogu kazalar en profesyonel olmasi gereken taksi, minibus, otobus ve kamyon soforleri yuzunden oluyor. Paris'te metro-otobus-rer(bir cesit banliyo tren hatti) den oluan bir uclu ulasimsistemi var. Ozellikle metro cok profesyonelce planlanmis. Sehrin bir ucunda di F0er ucuna tek seferlik odeme yaparak (10 frank) bir kac degisik yonde metro degistirip gitmek mumkun. Bazi istasyonlardan 4 degisik hat geciyor. Paris Metrosu icin bir sehircilik harikasi diyebiliriz. Otobus ve RER de guzel planlanmis. Bu uc toplu tasim aracinin birbirine entegre olabiliyor. Yani metrodan inip,hemen metro cikisindan otobuse, bir otobus duraginin yanindan RER'e binmek mumkun. Boyle bir toplu tasim sistemi yaratmak, boyle bir metro sistemi yaratmak, Istanbul icin gercekten cok pahali olacagini tahmin ediyorum. Ancak bu sistemin yaratacagi benzin ve zaman tasarrufunu dusunursek cok faydali olacagi muhakkak. Boyle tum sehri kapsayan bir toplu tasim sistemi olsaydi, Istanbul'da otomobil kullanma iskencesine daha fazla katlanmazdim.

Paris'te izlemeye calistigim kadariyla insanlarda bir calisma enerjisi, dinamizmi goremedim. Bizde hayatin daha hizli gectigini soyleyebilirim. Ilginc bir ornek vereyim bir dukkana girip etrafa bakip cikin, kimse size buyrun ne istersiniz deme zahmetine katlanmiyor. Tabiiki bundan hediyelik esya satanlari ayirmak lazim. 20
Fransizlari, cok guzel bir sehircilik ornegi vermis olmalari ve ozellikle tarihi binalari korumalari acisindan kutlamak gerekiyor. Ancak burada sunu da belirtmek lazimki, Paris'te tarihi yerlerin muhtesemligi karsisinda dusunurken, bu yerlerin Fransa'nin somurgelerinden getirdigi zenginliklerle yapildigi akliniza geliyor. Bunun icin cok dusunmenize gerek yok, sokakta rastlayacaginiz eski Fransiz somurgelerinden gelmis Afrikali ve Asyalilar bunu size hatirlatiyor. Osmanlinin ulkeleri somurmeyip, ele gecirdigi topraklara zenginlik goturmesini dusununce Paris'teki tarihi binalarin Uskup'te, Kosova'da Selanik'te Budapeste'deki tarihi Osmanli binalarindan daha degerli olmadiklarini anladim.
Fransizlarin, turistik yerlerin pazarlanmasi acisindan Amerikalilardan asagi kalmadiklarini belirtmek isterim. Turiste nasil para harcatacaklarini iyi biliyorlar. Kucuk Eyfelcikler, resminizi cizen sokak ressamlari, kabareler ve erotik sovlarla turiste para harcatmaninyolunu bulmuslar. Ayrica, tum otellerde Paris ve Fransa'da gorulmesi gereken yerler, sovlar, muzeler konusunda cok genis dokuman olmasi insanlara cok yardimci oluyor. Bizim bu konuda bu kadar profesyonel davrandigimizi soyleyemem.

Paris'te bir moda fuarina gitme firsati buldum. Cok buyuk bir alana kurulmus olan bu fuarda Turkiye'den katilan firma yoktu ancak bir cok sayida Turk ziyaretci vardi. Bazi sirketlerin dort-bes kisi ile fuari ziyarete gelmis olmalari, ziyaretcilerin standlari ve urunleri cok dikkatli bir incelemeleri dikkatimi cekti. Bu ziyaretcileriden bir bolumu ile yaptigim konusmalar sonucunda, Turkiye'de profesyonelce dusunen, dis piyasalari takip eden bir ticaret ve sanayi grubunun yetistigini gordum. Ekonomideki kotu durum ve enflasyona ragmen Turk sanayi ve ticaretindeki patlama Turk girisimcisinin, Avrupali girisimciden daha iyi oldugunun da kanitidir.
Onumuzdeki hafta gecen hafta kaldigimiz yerden devam etmek uzere hosca kalin.

Sevgiler, Saygilar

Besim Caliskan

15 Mart,1998

© COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net)

. . .