![]() |
![]() |
| . | . | . |
| . | . |
DEPREM COCUKLARININ GELECEGI Sevgili Turkiye Net Dostlari, Uzun suredir ara verdigim yazilarima tekrar basliyorum. Araya giren zaman icin tum okurlardan ozur dilerim.Aslinda uzun suredir deprem konusunda yazacaktim. 17 Agustos ve 12 Kasim depremleri ve sonrasi olan gelismeler beni cok etkiledi. Depremden bir hasar almamis ya da bir yakinini kaybetmemisleri bu kadar etkileyen depremler, depremi yakinlarini kaybederek, ya da evlerini esyalarini kaybederek yasayanlarin tum benligine islemistir diye dusunuyorum. Ozellikle ben cocuklarin icinde olduklari durumu dusunuyorum. Okullarin tatil oldugu bir yaz gunu arkadaslariyla oyunlar oynamis, anne ya da babasiyla alisverise gitmis, belki de bir gun once dogum gununu kutlamis bu cocuklar, bir gun sonra, arkadaslarini, anne-babalarini, bahcesinde oyun oynadigi evlerini, bir kac ay sonra baslayacak olan okullarini kaybettiler. Tum bu manzaradan sonra, devletin geciken yardimi, organizasyonsuzluk ve becerisizlikten dogan, kahir azabi gecen gunler. Bu kahir azabi gibi gunlerin, depremin ustunden 9 ay gecmesine ragmen hala devam ettigine dikkat cekmek istiyorum. Bu cocuklar bu 9 ay boyunca neler yasadi ve bu yasadiklari buyurken onlari nasil etkileyecek. Bu konu uzun zamandir beynimi kemirircesine kurcaliyor. Bu konuda bir kac defa yazmaya calistim ama, bir turlu kelimeleri toparlayamiyordum. Evet dokuz ay boyunca neler oldu.bir gozden gecirelim. Ilk gunler, cocuklarin cogu, gocukler altinda kurtarilmayi ya da yakinlarinin kurtarilmasini bekledi. En kanli sahneleri, en canhiras haykirislari, en krokulu geceleri yasadilar. Gorduler, duydular diyemeyecegim, cunku hepimiz televizyonlardan gorduk veya duyduk ama cogumuz yasamadik. Devletten yardim beklerken, geciken organizasyonsuz devleti, depremden ancak bes saat sonra Ankara ile irtibat kurmayi basarabilen bir cumhurbaskani, Ankara'dan once gelen yabanci yardimlar, yardimlari gumrukte bekleten !!!sorumluluk!!! sahibi devletimin memuru, ve sonra yine umudumuz !!!kotu gun dostu!!! Kizilay, yolsuzlugun icinde, cadirlarindan daha fazla curumus, depolarindaki ilaclarindan daha cok kokmus Kizilay. Ve soguklar baslayinca, cadir pesinde ama, yirtik olmayan bir cadir pesinde kosan insanlar. Insanlarin yokluklarinda faydalanmaya kalkan, bir sise suyu 2 milyona, bir paket sigarayi 3 milyona satan kan emiciler. En kotusu, yardim beklerken, evlerinde kalan esyalarini yagmalayan hirsizlar. Yardimlari toplayip dagitamayan devlet, yardimlari dagitacagim diye toplayip, yuksek fiyata satan vampirler. Cadirlarda, su ve camur icinde soguk geceler, hastalananlar, olenler, cadir yanginlari, bir sozum ona vali tarafindan agzi kapatilarak susturulmaya calisan depremzedeler, (ehh tabii, statukocu valim alismis, halki susturmaya, cunku halk konusursa yerinde duramayacak, kaybedecek sefahati). Malzemeden calip, curuk bina yapan muteahhitlerin, onlara olur veren kontrolorlerin, belediye baskanlarinin ozgurce dolasmasi. Bir kac iyi seye de sahit oldu cocuklar. Bu iyi seyler nelerdi. En basta AKUT, Dusman diye belletirilen Yunanli amcasinin onu gocukten cikarmak icin uzanan dost eli.Hem Turkiye'nin her kosesinden hem de dilini bilmedigi diyarlardan gelmis, ama o sicak elleriyle ustune titreyen, hemsire ablalar, gizlice aglayan, gozyaslarini icine akitan, gece gunduz, uyumadan bir kac insani daha yasama dondurme icin hasta olana dek calisan doktor amcalar. Dilini bilmedigi diyarlardan gelen yardimlar. Moral vermek icin calisan, hem Turkiye'nin her yanindan, hem de dunyanin her kosesinden gelen insanlar, Isvec, Israil, Yunanistan, Amerikan, Alman, Misir ve daha bir cok gibi ulkenin, hemsiresi, doktoru, ilaci, ameliyathanesi ile tam tekmil sahra hastaneleri.Peki tum bunlar bu cocuklarin gelecegini nasil sekillendirecek, isterseniz onu da bir sonraki yaziya birakayim. Sevgiler, Besim Caliskan © COPYRIGHT 1996-2000, TURKIYE NET (www.turkiye.net) |
| . | . | . |
![]() |
![]() |